'' Son saatin yaklaştığı ve onu yitireceğini anladığı anda,
...bu tartıda,her şeyden daha önemli olan , daha ağır tartan çocuklardı.Belki bu yüzden doğa, ana-babalara,her şeyden önce çocuklarını yetiştirmek,kendilerini onlar için feda etmek duyusunu ve görevini vermişti.''
Gün Olur Asra Bedel'in sansürlü kısmını ihtiva eden kitabın açılışına ''Bu yerlerde trenler...'' diye başlayınca özlenen birini görmüşçesine gözlerim dolmadı değil...
Tek başına da okunabilir elbette ama önüne Gün Olur Asra Bedel'i koyup bu kitapla devam ederseniz her açıdan daha doyurucu olacağı düşüncesindeyim.
Stalin'i yeterince övmediği için ! Sanırım o basımında bu bölümler çıkarılmış.
Siyasi konjonktür uygun olunca açığa çıkan bu kitap, Cengiz Han'ın ve Akdoğan bakışlı komutan Tansıkbayev'in acımasız hayatlarının ve kurbanlarının çok da iç içe geçmeden ayrı iki öykü gibi anlatılmış halini içeriyor.
Birinin kurbanı dünyanın neredeyse yarısı,diğerinin kurbanı ise hayatını çocuklarına adamış,masum da olsa sistemin ! işlemesi adına sadece sobayı harlı tutacak bir çıradan ibaret olan Öğretmen Abutalip Kuttubayev.
Ortak olansa bu katillerin hırsları için gözünü karartmış,teraziyi şaşırmış derecede gözlerini kan bürümüş olması. 97 No'lu tutuklu ! Abutalip Kuttubayev hakkında,sansürlü kitapta öğrenemediğimiz eksik parçaları tamamlıyoruz üzülerek .
Aytmatov'un kitap sonu bende bıraktığı his : Hırsları uğruna canları,cananları yok eden! insanlara karşı duyduğum öfke oldu...Yazar da sanırım amacına ulaşmış oldu...
Not: Burada da belirteyim Cengiz Aytmatov'un bozkırları ile Farid Farjad'ın kemanı sarı-sıcağın seher yeline kavuşması gibi...Tavsiyedir.
68 sayfalık bu kitap , ruhsal acıyı teorik olarak ve önemsizleştirerek, (çoğumuz gibi ) sadece kitaplardan yaşayan yaşayan,bunu karşısındakine istihza ile ifade eden bir ruh hastalıkları doktoru ile 6.koğuşta acıyı sindirerek yaşayan,''düzene ve topluma göre'' bir ruh hastası eğitimli bir birey arasındaki eşitsizlik,adalet ve buna benzer kavramlar ,içeren diyalogları içeren ; bendeki tesiri sonu itibariyle beklediğim,güzel ama genel olarak maalesef daha az olan bir (kısa öykü) novella oldu. Kısa olmasından mütevellit zaman kaybı değildir elbette.İyi okumalar.