Kitap ilginç bir birleşimdi. %70'i fantastik, %30'u tarih diyebilirim sanırım. İlla bir şeye benzetmek gerekirse, yüzükler efendisinin karakterlerinin atalarımız olduğu ve tarihe de uyarlanmış bir versiyonu şeklinde kaba tabirle tarif edilebilir galiba. En azından bende böyle bir his oluşturdu. Daha detaylı olup 2 kitap halinde bile yazılabilirdi bana kalırsa çünkü geniş olan karakter kadrosunu daha iyi anlayabilirdik. Karakterlerle istediğim kadar yakın ilişki kuramadığım için 8/10 veriyorum. Fantastik tarzda bir orta çağ savaş kitabı arayanlar varsa çok beğenecekler.
Tolstoy; soylu, fakir olmayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geliyor. Kiliseyle sürekli atışmaları ve eleştirileri sunucu afaroz ediliyor. Hayatının odağı haline geliyor din. Onun deyimiyle 'gerçek din'.
Bu kitabında da dinin onun için ne ifade ettiğini görüyoruz. Dinden kastının inanç ve vicdan olduğunu düşünüyorum. Çok doğru dini görüşlerine rağmen kendisini fanatik birisi olarak nitelendirmekten çekinmeyeceğim. Dine uzak insanlara, saygı duymadığını ve onlardan pek haz etmediğini apaçık dile getiriyor. Dünyadaki tüm sorunların din ile çözüleceğine inanıyor. Dinsiz ahlaklı olunamayacağını belirtiyor. Ayrıca bilim ile de ciddi alıp veremedikleri var. Tüm kitabı boyunca bilime ve bilime inananlara laf atmaktan asla vazgeçmiyor. Bu kısımlar, benim açımdan okuması çok zor ve trajikomik kısımlardı. Hayata bu kadar geniş baktığını zanneden bir insanın zaman zaman bu kadar dar görüşlü olması beni şaşırttı.
Kitabın çevirisi ise oldukça kötüydü. Dini konu almasından mıdır bilmem, çevirmen olabildiğince Arapça kullanmış.
Özetle kitaptan alacağımız güzel şeyler var. Ancak unutulmamalıdır ki "En hakiki mürşit ilimdir." Her ne kadar Tolstoy abi aksini iddia etse de.
Din Nedir?Lev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20161,997 okunma