Sadece kadınların varolduğu bir ülke düşünmek mi? Çok farklı bir konu.
Kolay gibi gözükse bile hayal etmek oldukça zor. Fark etmesek bile toplumsal normlar o kadar çok bilinçaltımıza yerleşmiş ki, böyle bir olasılıkta nasıl bir süreç geçirilebileceğini hayal etmek bile güç.
Kitaptaki 3 erkek arkadaş keşif yapma umudu ile çalışırken kadınlar ülkesini keşfeder. Bu 3 erkek karakter de birbirlerinden oldukça farklılar. Terry grubun para kaynağı olan maskülenliğin en uç noktasını temsil eden bir karakter. Kitaptaki cinsiyetçi yaklaşımları, kendini üstün görme, zevk düşkünü, düşünme mekanizması zayıf olan biri. Her ne kadar sevmesem de günlük hayatta karşılaşılabilecek bir tip. Diğer karakter ise jeff. O ise feminizm düşüncesini abartan kadın varlığına hayran olayım derken kendi cinsinin gerçekliklerini boşlayan bir tip. O da uçlarda olan diğer karakter. Jeff de aynı şekilde pek sevmediğim, toplumda Terry kadar sık görülmese de postmodern süreçte varlıkları fazlalaşan bir grup insandan biri aslında. Son erkek karakter Vandyck ise bu iki ucun özelliklerini taşıyan ve buna dozunda sahip olan karakterimiz. Eserde kadınlar tarafından daha çok sevilmesi de tesadüf değil. Kadınlar tarafından daha çok insani gözüktügüne ve güven uyandırdığı belirtilir.
Kadınlardan bahsederken ise bireysellikten ziyade toplumsal bir açıklama yapmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü eserdeki kadınlar birlikte hareket eden, gelecek nesilleri en iyi şekilde yetiştirerek toplumu güçlendirmeyi amaçlayan bir sistem oluşturmuş durumda. Halk içindeki kadınlardan birini alsak toplumlarını algılamış oluruz çünkü hepsi toplumlarının gereklerini ve bilinçlerini çok güzel bir şekilde taşıyıp uyguluyorlar. Bir işi yaparken zorunluluktan veya ceza korkusundan değil de ülkelerinin gelişimi için severek yapıyorlar.