Ve ben yeryüzünde, kanla ve bayağı bir iktidar hırsıyla lekelenmemiş bu benzersiz tutumdan daha yüce bir kahramanlık biçimi bilmiyorum: Zihnin en soylu cesareti her zaman, içinde şiddet barındırmayan bir kahramanlıktır, anlamsız bir direniş değil; bilakis güçlü olana savunmasız bir teslim oluş ve kutsal bir zorunluluktur.
Bir intihar haberi okuyunca, insana buz gibi ter döktüren şey pencerenin demirlerinde asılı narin ceset değil, intihardan hemen önce o kalpte olup biten şeydir.
Simone de Beauvoir
Kıtlık bir bahanedir, diye yazmıştır Marcuse, başlangıcından bu yana insan üzerinde kurulan baskıyı haklı çıkarmaya yarayan bir bahane; fakat "kıtlık, insanın doğa üzerindeki kontrolü ve bilgisi arttıkça, minimum çabayla insan ihtiyaçlarını karşılayabilen araçlar geliştirildikçe azalır." Fakat bahane hâlâ ikna edicidir. İş kıtlığı göçmen sorununa bağlanır, kredi kıtlığı bireysel açgözlülük sorunudur denir ve doğal kaynakların kıtlığı aşırı nufüs artışıyla ilişkilendirilir. Kapitalizm var olduğu sürece kıtlık var olacaktır; tasarruf etme ihtiyacı da öyle. Durmadan genişleyerek ve doğayı tüketerek var olabilen, tüm habitatı riske atan, kültürleri yok eden, toplumları ortadan kaldıran bir üretim sisteminin sebebinin insan olduğu anlayışıyla mücadele edilmelidir. Eğer edilemeyecekse, Fredric Jameson'un dediği gibi, dünyanın sonunu hayal etmek kapitalizmin sonunu hayal etmekten daha kolay olacaktır.