İnsanlar "Haydi bunu tartışalım!" dediklerinde genelde şunu söylemek isterler:
"Gelin şu işe bir de ciddi olarak salim kafayla hep beraber bakalım, çünkü bu yapılması ya da bilinmesi gereken önemli bir şey."
Ya da şöyle demek istiyorlardır:
"Gelin bunu inceleyelim, çünkü yeni, farklı, önemli, şaşırtıcı, ya da heyecan verici bir şey bulabiliriz."
Fakat böyle bir çağrı şu anlama gelmez:
"Gelin günümüzü bu konu hakkında çene çalarak geçirelim, o kadar da önemli değil zaten, istediğimiz zaman başka konulara geçeriz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aziz Augustine de kadınları erkeklerin yardımcıları olarak görmüştür. Kadının neden yaratılmış olduğunu anlamadığını söyleyen Augustineye göre erkeğe yardımcı olarak bir başka erkeğin yaratılması daha iyi olurdu ancak bu durumda yeni nesillerin üremesi mümkün olmayacağından, bu görev için kadının yaratılması gerekliydi. 6. Yüzyılda toplanan Makon Konsili'nde, kadının ruhunun olup olmadığının tartışılmış olması da enteresan bir tarihsel vakadır.
Toplumda erkeklerin üstün konuma geçip, kadınları yönetme ve cezalandırma hakkını aldıklarının deliline de ilk yazılı kanun olarak bilinen Asur kanunlarında rastlıyoruz. Bu metinde kocaya; karısının saçını çekme, kulaklarını kesme, dişlerini kızgın tuğla ile kırma gibi izinler verilmiştir. Bu dönemde kadınların evlere kapatılması da yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kur'an, akletme konusunda erkek ve kadınların eşit oldukları da kabul eder ve insanların cinsiyetlerine göre değil Takvalarına - Allah'a olan yakınlıklarına- göre değer kazandıklarını belirtir.