Belki keyifle düşünür, ama düşünürken gülmez. Belki üzülerek düşünür, ama düşünürken ağlamaz. Açtır belki de ama kulkas meyvesine ya da palusami'ye sarılmaz. Düşünceleri, duyularına düşman olan bir insandır o. İki parçaya bölünmüş bir insan.
Çünkü onlar düşünceyi yaratıyor ve gerçekleşmesine fırsat tanımıyorlar. Bu tıpkı ocağa bir kabı koyup da ateşi bir açıp kapamaya ve kabın içindekinin kaynamadığını merak etmeye benzer.