Moledro

Moledro
@Astrophe
Her şeyin yoğunlaşma becerisini engellemeye çalışıyor gibi göründüğü uygarlığımızda, yoğunlaşmayı uygulamak çok daha zordur. Yoğunlaşmayı öğrenmede atılacak en önemli adım, kişinin okumadan, radyo dinlemeden, sigara ve içki içmeden yalnız kalabilmeyi öğrenebilmesidir; bu beceri de sevme becerisi için bir koşuldur. Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağlıysam o kişi ancak bir can simidi olabilir. Aradaki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur. Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur.
Sayfa 131
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Örneğin biri, yaşamında karşısına ilginç olaylar çıkan bir başkasını bu yüzden kıskanırsa, onu daha çok, bu olaylara onun betimleyişi içinde sahip oldukları önemi kazandırmış olan kavrayış yetisinden ötürü kıskanmalıdır: Çünkü akıllı bir kafada böyle ilginç bir biçimde görülen aynı olay, sığ bir kafanın sıradanlığıyla kavrandığında, sadece günlük yaşamın yavan bir sahnesi olacaktır.”
Kozmik dehşetin, yani ölçüsüz ve sonsuz derecede güçlü olana duyulan korkunun önemini göz önüne almalıyız. Yıldızlı gökyüzü, dağları oluşturan muazzam büyüklükteki kütleler, deniz, kozmik karışıklıklar, doğal kuvvetlerden doğan facialar... tüm bunlar, eski mitolojileri, felsefeleri, imge sistemlerini ve anlambilimsel yönüyle dilin ta kendisini istila eden dehşeti oluşturur. Uzak geçmişteki kozmik düzensizliklerin puslu hatırası ile gelecekte olacak faciaların karanlık dehşeti, insan düşüncesinin, konuşmasının ve imgelerinin tam da temelini oluşturur. Bu kozmik dehşet, kelimenin dar anlamıyla gizemli bir şey değildir; daha çok, maddi anlamda devasa olan ve kaba kuvvetle alt edilemeyene duyulan korkudur. Bu korku, insanı ve bilincini baskı altında tutmak için bütün dinsel sistemler tarafından kullanılır.
Ancak "ben", kendini dış'tan ayıran net ve kesin sınır çizgilerine sahip gibi görünmektedir. Gelgelelim, belli başlı, hem de olağandışı, ancak yine de hastalıklı diyemeyeceğimiz bir durumda iş değişir. Sevmenin (âşık olmanın) doruğunda, ben ile dışındaki nesne arasından geçen sınır bulanıklaşıp silinme tehlikesi gösterir. Duyuların aksi yöndeki bütün tanıklığına rağmen, seven kişi (âşık), ben ile sen'in bir olduğu iddiasındadır ve gerçekten de böyleymişçesine davranmaya yatkındır.
Ancak en köklü tahmin, önceki dipnotlarda belirtildiği gibi, insanın ayağa dikilmesi ve koku alma duyusunun önemini yitirmesiyle bütün bir cinselliğin, sadece anal erotiğin değil, organik kaydırmanın kurbanı olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı dolayısıyla o gün bugün cinsel fonksiyona daha fazla açıklanamayan, eksiksiz bir tatmini engelleyen ve cinsel hedeften zorla geri döndürüp yüceltmelere ve libido kaydırmalarına yol açan bir karşı çabanın eşlik ettiği tahminidir.