"Biruni'nin ziyaretine gitmiştim. Canı boğazına gelmiş halde yatağında yatıyordu. O halde iken bana dedi ki: bir gün bana mirasta ninelerin haklarının hesaplanmasıyla ilgili bir denklemden söz etmiştin. Nasıldı o? Biraz da ona acıyarak dedim ki: Bu durumdayken de hala bana bunları mı soruyorsun? O da bana şu şekilde cevap verdi: Bu konuyu bilerek bu dünyadan ayrılmam mı daha hayırlı, yoksa bilmeden ayrılmam mı?
Bunun üzerine sorduğu meseleyi tekrar kendisine anlattım. Dinledi ve ezberledi. Sonra bana yapacağı şeylerden söz etti. Biraz sonra yanından ayrıldım. Az ilerlemiştim ki yükses sesle ağlaşma ve bağrışmalar duydum. Döndüm baktım ki Biruni ölmüş"