Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi. Her şeyi feda etti ona; dostlarını,emeğini,dürüstlüğünü bile... Ama bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu. insanların çoğu gibi canı sıkılıyordu.
Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? 'Anlatsam mı anlatmasam mı?' kararsızlığımız.' Bu sevgi beni acıtır mı?' kuşkularımız.
Fark etmez ki gözlerinin rengi, ister denizi hatırlatsın, ister geceyi. Bir sevgi dolu bakmayı bilmeli insanın gözleri. Bir de hep gülmeli göz bebekleri.
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun?". Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan,üşüyen,korkan bir insan."