Bir insan başka bir insanı öldürdü; herkes azılı katil dedi. Kral onu öldürdü, herkes adaletli kral dedi. Bir insan, kiliseyi soymaya kalktı; herkes, gözü dönmüş hırsız dedi. Kral onun hayatını elinden aldı, herkes, erdemli kral dedi. Bir kadın kocasına ihanet etti; herkes fahişe dedi. Kral onu çıplak olarak teşhir etti ve herkesin önünde taşlayarak öldürttü, aşil kral dediler.Kan dökmek haramdır, peki kralın kan dökmesi helal midir?
Mal gasp etmek suçtur. Peki can gasp etmek erdem midir?
Kadının ihaneti iğrençtir. Fakat insanı taşlayarak öldürmek güzel midir?
Yasa, bir kötülüğe daha büyük bir kötülükle karşılık vermek midir? Töre, bir yanlışı daha büyük bir yanlış ile düzeltmek midir?
Adalet, bir suçu daha büyük bir suç ile cezalandırmak mıdır?
Kral hayatında hiç düşman öldürmedi mi? Güçsüz tebaasının malını mülkünü hiç mi gasp etmedi? Güzel bir kadını hiç mi arzu etmedi? Kendisi bu yasakları hiç mi çiğnememişti dr katili idam etmek, hırsızı asmak, zina yapan kadını taşlayarak öldürmek ona serbest olmuştu?
Kimin her şeye gücü yeter bilir misiniz?
Çocukların. Çocuk güvensizliği, korkuyu bilmez, kendi gücüne inanır ve tuttuğunu koparır. Ne var ki çocuk zamanla büyür. Zannettiği kadar güçlü olmadığını, ayakta kalabilmek için başkalarına muhtaç olduğunu anlamaya başlar. Severse sevilmek ister ve yaşadıkça karşılık görme arzusu iyice büyür. Sahip olduğu güç de dahil her şeyi fedaya hazırdır, yeter ki sevdiği kadar sevilsin. Sonunda şimdi bulunduğu noktaya varırız; Kabul edilmek, sevilmek için ne yapacağını şaşırmış yetişkinler olur çıkarız.