Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
266 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Kendi halkının kolektif acılarını temsil etme, çektiklerine tanıklık etme, hâlâ ayakta olduğunu gösterme, belleğini pekiştirme yolundaki bu olağanüstü önemli göreve bir şey daha eklenmelidir ki bunu gerçekleştirme yükümlülüğü yalnızca entelektüele aittir bence. Manzoni, Picasso, Neruda gibi birçok “romancı, ressam ve şair kendi halklarının yaşadığı tarihsel deneyimi estetik yapıtlarda cisimleştirmişler, bunlar büyük başyapıtlar olarak tanınır olmuştur. Demek istediğim şu: Bence entelektüelin görevi krizi evrenselleştirmek, belli bir ırkın ya da ulusun çektiği acıları daha geniş bir insani bağlama oturtup bu deneyimi başkalarının açılarıyla ilişkilendirmektir.
Kitap Alıntısı
Reklam
Kaynak ChatGPT: Antonio Gramsci’nin düşünceleriyle Tennōsei’yi yani Japon imparatorluk rejimini okumak, Japonya’daki imparatorluk sisteminin ideolojik gücünü ve kitlelerin gönüllü itaati üzerindeki etkisini çok daha iyi anlamamıza yardımcı olur. ⸻ 🎓 Gramsci’nin Temel Kavramı: Hegemonya Gramsci’ye göre bir sınıf (genellikle egemen sınıf), salt zor (polis, ordu gibi baskı aygıtları) ile değil, aynı zamanda rıza yoluyla da egemenliğini sürdürür. İşte burada hegemonya devreye girer: 📌 Hegemonya: Egemen sınıfın, kendi değerlerini ve dünya görüşünü toplumun geneline “doğal” ve “evrensel” gibi sunarak, kitlelerin gönüllü rızasını kazanmasıdır. ⸻ 🎎 Tennōsei = Hegemonik Bir İdeolojik Yapı Şimdi Japon imparatorluk sistemi olan Tennōsei’yi Gramsci’nin bu çerçevesiyle birlikte inceleyelim: Gramsci’nin Kavramı Tennōsei Karşılığı Hegemonya 1-İmparatorun kutsallığı ve halkın gönüllü bağlılığı 2-Sivil toplum Aile, okul, din gibi kurumlarla imparatora bağlılık aşılanması 3-İdeolojik rıza üretimi Eğitimde, şiirlerde, bayrak törenlerinde imparatorun övülmesi 4-Ortak duyu (common sense) “İmparator babamızdır”, “İmparator için yaşarız” gibi ifadeler ⸻ 🧠 Örnek: Tennōsei’nin Hegemonik Etkisi    •   Okullarda çocuklara imparatorun ilahi soyundan geldiği öğretiliyordu.
Alıntı
Masao Miyoshi'ye göre savaştan sonra birçok Japon entelektüel, yeni görevlerinin özünü imparatorluk rejimi ideolojisini çözmenin yanı sıra Batı'yla rekabet edecek liberal bireyci bir öznellik inşa etmenin oluşturduğuna inanıyordu. Fakat bu inşa çabası maalesef, bireylerin olumlanması ve garantiye alınmasını sadece satın alma ediminin sağladığı, nihai olarak tüketime dayanan bir boşluğa düşmeye mahkûmdu, diyor Miyoshi.
Kaynak chatGPT:
Japonya’da 1868’teki Meiji restorasyonu ve ulusal modernleşme hamlesini tetikleyen faktörler: 1868’deki Meiji Restorasyonu Japonya tarihinin en sarsıcı ve kökten değişim yaratan olaylarından biridir. Bu restorasyon sadece bir iktidar değişikliği değil, aynı zamanda feodal, kapalı ve geri kalmış bir yapının modern, sanayileşmiş ve merkezi bir devlete dönüşümüdür. Şimdi bu büyük dönüşümü yani Meiji Restorasyonu’nu tetikleyen ana faktörleri detaylı ama net şekilde sıralayalım: ⸻ 🇯🇵 1. Batı’nın Zorlayıcı Girişi ve Dış Tehdit    •   1853’te ABD’li Amiral Matthew Perry Japonya’ya gelerek Edo Körfezi’ne savaş gemileriyle demir attı (siyah gemiler / kurofune).    •   Japonya 200 yıldır dış dünyaya kapalıydı (Sakoku politikası), ama Perry Japonya’yı zorla kapılarını açmaya mecbur bıraktı.    •   1854’te “Kangavava Antlaşması” imzalandı ve Japonya, Batı’ya boyun eğmek zorunda kaldı. 🔴 Bu olay Japonya için büyük bir aşağılanma ve uyanış oldu: “Eğer biz de Çin gibi direnip yenilirsek, sömürgeleşiriz.” ⸻ 🧨 2. Tokugawa Şogunluğu’na Güvensizlik ve Meşruiyet Krizi    •   Tokugawa şogunları 1600’lerden beri ülkeyi yönetiyordu, ama Batı karşısında güçsüzlükleri açığa çıktı.    •   Şogunlar Batı ile antlaşmalar yaparken halkın ve bazı daimyoların tepkisini çektiler: “Şogun bizi koruyamıyor.”    •   Bu ortamda “İmparatorluk yücelsin, barbarlar defolsun!” (sonnō jōi) sloganı popülerleşti. ⸻ ⚖️ 3. İç Sınıf Mücadeleleri ve Daimyo-Ronin Koalisyonu    •   Edo döneminde toplumsal yapı donmuştu: samuraylar borçlu, köylüler yoksul, tüccarlar zengin ama etkisizdi.    •   Alt tabaka samuraylar (özellikle roninler) ve bazı reformcu daimyolar (örneğin Satsuma ve Choshu) şogunluğu devirmek için birleşti.    •   Amaç: imparatoru yeniden siyasal merkeze getirmek ve güçlü bir ulusal hükümet
Alıntı
Kaynak ChatGPT:Japonya’da milliyetçiliğin yükseliş sebepleri ve bunun şimdiki Japonya’nın varolmasına katkısı: Japonya’da milliyetçiliğin yükselişi, özellikle Meiji Dönemi (1868–1912) ile başlayan modernleşme sürecinde derin köklere sahiptir. Edward Said’in analizinde belirttiği gibi bu milliyetçilik, sadece savunmacı ya da onur arayışıyla sınırlı kalmadı; zamanla militarist, devletçi ve imparatorluk merkezli bir ideolojiye evrildi. Şimdi konuyu daha net açıklayalım: ⸻ 🇯🇵 Japonya’da Milliyetçiliğin Yükselişinin Temel Sebepleri: 1. Batı Tehdidi ve Aşağılanmışlık Algısı    •   1853’te ABD’li Amiral Perry’nin zorla Japon limanlarını açtırması, Japon elitlerinde Batı karşısında aşağılanmışlık ve savunmasızlık hissi yarattı.    •   Çin’in Batı karşısında uğradığı yenilgiler (Afyon Savaşları) Japonya’yı dahili olarak ürküttü: “Batı’yı taklit etmezsek biz de sömürgeleşiriz” fikri yaygındı. 2. Meiji Restorasyonu (1868) ve Ulusal Modernleşme Hamlesi    •   Meiji reformlarıyla birlikte Japonya feodal yapısını terk etti, merkezi bir devlet kuruldu.    •   Yeni kurulan devlet, tek bayrak, tek dil, tek imparator ilkesiyle güçlü bir milliyetçilik inşa etmeye başladı. 3. İmparatorun Tanrısal Konumu    •   Meiji Anayasası (1889) ile imparator “yaşayan tanrı” (Arahitogami) olarak yüceltildi.    •   Bu, hem halkı bir araya getiren sembolik bir güç hem de bireyi devlete tabi kılan bir araçtı. 4. Eğitim ve Propaganda ile Yetiştirilen Yurttaş    •   Millî Eğitim sisteminde imparatorluk ideolojisi aşılandı.    •   Sadakat, itaat, fedakârlık gibi kavramlar çocuklara erken yaşta öğretildi. 5. Askerî Başarılar ve Gurur Duygusu    •   1895’te Çin’e, 1905’te Rusya’ya karşı kazanılan zaferler, Japon milliyetçiliğini patlatan gelişmeler oldu.    •   Japonya, Batı dışı bir millet olarak
Alıntı