İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene ;
- Benim Ahmet'i gördünüz mü? diyor.
.
.
.
Ahmet'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek... Fakat biz Ahmet'i kumarda kaybettik!
"Sen de buraya ait değildin biliyorum. Taze'ydin sen de.Şehirden gelmiştin akide şekerleri gibi ve onun gibi burada kaybolup gidecektin. Burası okumuş insan için cehennem demekti.Babam söyledi bütün bunları. Hem biliyor musun, o zamanlar ben, ablamın sağır olmasından gizli bir mutluluk duyardım, "taze şeker getirdim" derdi babaannem ikimize. Sadece ben duyardım, ablam değil."