Gece kuşu

Gece kuşu
@AudreyRosee
Maddenin tüketilmesi, beyinde o maddeyle ilgili reseptörlerin sayısını değiştirir. Hatta o derece değiştirir ki kişi öldükten sonra beynine bakıp içerdiği moleküler değişimleri belirleyerek, bağımlısı olduğu maddeleri ortaya çıkartmak mümkündür. İnsanların bir ilaç ya da maddeye karşı duyarsızlaşması da bu nedenledir: Beyin ilacın varlığını öngörmeyi öğrenir ve bir sonraki dozda denge durumunu koruyabilmek için reseptörlerin ifade sürecini buna uyarlar. Sözlük anlamıyla fiziksel olarak beyin, o maddenin ortamda olmasını bekler hale gelmiştir. Çünkü biyolojik ayrıntılar da kendilerini buna uygun bir kalibrasyona tabi tutmuştur. Sistem, belirli bir miktarın varlığını öngörebildiğinden, en baştaki etkiye yeniden ulaşmak için artık daha fazlasına ihtiyaç duyar.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beyniniz, üzerinde zaman harcadığınız şeylere göre uyarlar kendini; yeter ki o şeyler ödül ve hedeflerle uyum içinde olsun. Görmemeye başlayan bir insanda, diğer duyuların genişlemesi anlam kazanır ve bu da görme korteksinin ele geçirilmesine izin veren değişikliklerin altında yatan şeydir. Braille alfabesini öğrenmek için herhangi bir motivasyonu olmayan kör bir kişi parmaklarını tümsekler üzerine tekrar tekrar gezdirse bile doğru nöromodülatörler ortamda bulunmayacağından, devre bağlantıları yenilenmeyecektir.
Sayfa 166·Kitabı okudu

Gece kuşu

, bir kitap okudu
9/10
·768 syf.·
74 günde okudu
·
2024 4. kitabı
Aslı Arslan
8.8/10 · 6,1bin okunma
"Eftal," dedi gözlerini devirerek. "Aşk sence cesaretsiz bir duygu mu?" Hızlıca devam etti. "Aşk dünyanın en mantıksız duygularından birisi, beyin ölümü gerçekleşiyor. Söylesene, aşık bir insan çaba göstermeden durabilir mi? Hangi neden aşık bir insanı engeller?" Kaşalarını çattı "Aşk korkusuzluktur, cesarettir ve çabadır benim nezdimde. Korkak bir adamı hiç bir zaman istemem ben." Kendimi tutamayarak, " Peki ya gelip sana geçerli nedenler sunarsa?" dedim. "Veya şu an bir cesaret gösterirse? Arkasında durursa?" "Bir nedeni olduğuna inanmıyorum." dedi Gamze omzunu silkerek. "Ayrıca aşık olduğuna da inanmıyorum."
Başımı iki yana salladığımda "Yalnız olmadığımı biliyorum," diye fısıldadım, "tek korkum..." Sustum, başka hiç bir şey söyleyemedim. Devam etmemi bekledi ama tek bir kelime daha söyleyemedim. Sabırla bekledi fakat hiç bir şekilde devam edemediğimi fark ettiğinde "Keşke sustuklarını da bilsem," dedi ağzının içinde ve önüne doğru döndü, "bu çok çaresiz hissettiriyor, kendimi suçlamama neden oluyor."