Hemen herkesin yalnız kendisinin anlatabileceği bir hikâyesi vardı. Hemen herkes birkaç kişiye ağlıyor ve âkıbetini hâlâ bilmediği bir sevdiğini bekliyordu.
* Umarım tez ve acısız bir ölümün olur.
* Ölüm döşeğinde olan insanların yanına giderken onlara acıyın ve merhamet edin. Bazen ihtiyaçları olan sadece budur.
* Hayatınızı yaşarken bunun sadece bir ve tek hayatınız olduğunu unutmayın. Çevrenizdeki insanlar için değil kendiniz için yaşayın.
* Bazen çekilen acıların ne bir sebebi ne de bir sonu vardır. Ölüm dışında tabii.
Bunlar ben kitabı okuduğumda fark ettiklerim .
Eğer insan öğrendiği şeyi kendi başına başka bir şekilde ifade edebiliyorsa ya da değiştirebiliyorsa, yani kısacası onu yeniden yaratabiliyorsa, bu şeyi layıkıyla anladığı söylenebilir.
Gerçek öğretmen en çok öğrencisinin anlamasını sağlamakla ilgilidir; öğrencisine düşünmeyi öğretmeye çalışır. Öğrendiğini gerçekten anlamak yerine sadece formülleri öğrenenler, bu
formülleri kullanmayı bile doğru dürüst beceremezler, çünkü insan doğru hesap yapabilmeyi ancak düşünmekle başarabilir. Düşünmek yerine hesap yapan her şeyi fazlasıyla karmaşık bir
biçimde hesaplar genelde, ama asıl hesaplanması gereken şeyi unutur.