Berfin Küpeli

Berfin Küpeli
@AuroraF
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Bununla beraber yazarımızın 3 kitabını da okumuş oldum ve Sophie Jordan hakkında öğrendiğim bir şey varsa o da soğuk erkekleri sevdiği, can yakacak sözleri iyi bildiği ve karakterlerinin mutlu sonlara aniden kavuştuğu. Yeni yazarlar denemeyi seviyorum ama genelde hepsi fos çıkıyor oysa ilk defa okuduğum Sophie Jordan birkaç eksiğine rağmen harika aşk sahneleriyle kalbimi çaldı bile. Kız karakterleri aşırı bağlanabildiğim karakterler oldu, bunu çoğu yazar yapmayı beceremiyor. Söylediği yaptığı şeylerden utandığım anda da o karakter benim için bitiyor ancak Sophie Jordan beni bu açıdan çok mutlu etti. Sevişme sahnelerinin güzelliğini de eklemeden edemeyeceğim. En son bu kitabı okuduğum için buna bir inceleme yazıyorum ancak okuyabildiğiniz her kitabını okumanızı tavsiye ederim. Beğenmeseniz dahi güzel vakit geçireceksiniz, inanın bana. Yalnızca bir olumsuz eleştiride bulunmak istiyorum. Sophie Jordan güzel tartışma sahneleri yazıyor, kız karakterin kalbini güzel kırıyor ancak bana kalırsa toparlamakta berbat. Kız kırıldığı yerde kalıyor, erkek ne pişman oluyor ne de özür diliyor. Daha sonrasında seni seviyorum demesi yetiyor ve bir bakmışız mutlu sonlarına kavuşuvermişler. O kalp kırıklığı sahnelerini daha uzun, daha detaylı ve daha iyi bir sonuca bağlanırken görmek isterdim açıkçası. İncelemenin sonuna gelelim, tarihi aşk seviyorsanız okuyun okutturun!
Düğün GecesiSophie Jordan · Pegasus · 2010262 okunma
Reklam
Puan vermedi·679 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
Bugün, an itibariyle tam dördüncü kez bitirdiğim, beni ne sevdiğim konusunda büyük ölçüde aydınlatmış olan ve hayatımda ‘tarihi kurgu’ dönemini başlatmış olan kitap hakkında bir inceleme yapmaya geldim. Tarafsız olmam oldukça zor olsa da, benim için ilk olması sebebiyle, deneyeceğim. Öhöm, başlayayım o zaman. İçinde Aşk Saklı, orijinal adıyla Whitney My Love, kalınlığına rağmen tek kelimesini atlamadan okuduğum nefis bir tarihi aşk romanı. Bu türe başlamak için biraz ağır, bağlanmak için ise harika bir seçenek. Önce biraz öveyim: Tarihi kurgularda gördüğümüz içi boş dialogların aksine, kızın veya adamın ağzından çıkan her kelime dolu dolu. Whitney’in pırıl pırıl bir zekası, cesareti ve güzelliği; Clayton’un ise klasik erkek karakterlerden farklı olarak kıza karşı müthiş bir şefkati, anlayışı ve merhameti var. En azından kitabın ilk yarısında bu tamamen böyle; Clayton kendisini korkunç bir dedikodu ile kaybedene kadar. Ağır bir şekilde bu öfkesini Whitney’e göstermesi yetmiyormuş gibi, daha önceleri kızın yaptığı her şeyde bir sebep bulan ve söylediği her söze ‘Whitney yahu bu, şu şu yüzden bunları söylemiştir’ diyebilen Clayton’un kıza çektirdiklerini düşünmeden kıza pişmanlıkla ‘Seni seviyorum’ dediğinde kızın ‘Uzunum ondandır herkes beni seviyor zaten’ şeklinde bir cevapla intikam almaya çalışmasına pes etmesi ve kelimenin tam anlamıyla küsüp gitmesi tam bir hayal kırıklığıydı benim için. Şu an bile ne bu hareketine pişman olup adamın kapısında köpek olan Whitney’i ne de kız birkaç anlamsız laf etti diye başkasıyla görülmeye başlayan Clayton’ı anlayabiliyorum. Mutlu oldukları sahneleriyle kalbimi sevgiyle doldurmuştu Judith Mcnaught. Fakat hadi, yukarıda saydığım olaylar ve yanlış anlaşılmaların mecburi olduğunu ve kitaba tat kattığını düşünelim. Hala ve hala
1000Kitap
İçinde Aşk SaklıJudith McNaught · Epsilon Yayınları · 20091,287 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Üçüncü kitabını da bugün okuyarak seriyi bitirdim. Fakat her şeyin başlangıcına yorum yapmayı daha mantıklı bulduğum için şu an bin parça sen incelemesi yapıyorum. Her zaman insanların başka bir şansları olduğuna inanmışımdır. Öyle ‘herkes ikinci şansı hak eder’ inancı değil benimkisi. Tam da ‘her şey olabilirdi fakat olmadı. Zamanı, yeri veya küçücük bir fikir yanlıştı.’ inancı. Başka evrenlere seyahat edebilen bir kurgu okuyacağımı ilk fark ettiğimde sevinmiştim. Sanmıştım ki o evrenler bize sunulan vampir evrenleri gibi olacak. Öyle olmadı, tam olarak inandığım yargıyı kanıtlarcasına evrenler değişti. İnsanlar aynı kaldı. Kader aynı kaldı. Fakat bu evrenler öyle ütopik evrenler değildi. Her şeyin olma ihtimali üzerine yazılmış evrenlerdi. Öyle asla olmaz denen şeylerin bile doğru zamanda, doğru yerde ve belki de bir anlık düşünceyle olabileceği görüldü. Konunun ve kurgunun işleyişinin güzelliği bir yana, eğer elinizde bu kitabı okumak üzere tutuyorsanız karşınızda öyle çok üstün bir dil kullanmayan bir yazar var. Hissettirmek için edebi bir dile ihtiyaç duymayan bir yazar. Tüm ihtimalleri önünüze sunan ve sonra onların neden olmadığına sizi isyan ettirecek bir yazar. Anlamama rağmen, gerçekten yürekten anlamama rağmen ‘Neden Tanrım neden?!’ diye sorarken buldum kendimi. Ve bunu sormayı o kadar sevdim ki. Kitabı beğenmekten ve övmekten başka bir şey yapmadığıma göre şunu yazıp gideceğim çünkü yazmazsam olmaz. Umarım bir evrende seninle birlikteyizdir, Theo Bin Parça Sen On Bin Gökyüzü Bir Milyon Evren Claudia Gray
Bin Parça SenClaudia Gray · Pegasus Yayınları · 2017423 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Öncelikle birbirlerine arkadaş gibi yaklaşan daha başka bir tarihi kurgu çifti daha görmediğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Olaylar zaman zaman sıksa da aralarındaki şey o kadar güzeldi ki, ben nasıl anlatılır onu bile bilmiyorum. Yıllardır birbirlerini tanıyan ve arkadaş olan Lisle ve Olivia, her zaman birbirlerinden hoşlanmışlar fakat yetişkin olduklarında birbirlerinden hoşlanmakta kalmadıklarını, aynı zamanda birbirlerini sevdiklerini fark ettiler. Bir tarihi kurgu romanında bu kadar saf ama tutkulu bir sevgi görmek pek mümkün değil aslında. Aşk mıydı gerçekten bilmiyorum fakat sevgi olduğuna çok eminim. Yine de birlikte oldukları yatak sahnelerinde bile aralarındaki samimiyet asla bozulmadı, hep arkadaş olduklarını hiç unutmadılar ve ben bu detaya bayıldım <3 Karakterlerden bahsetmek gerekirse, Olivia’nın dünyaya bakış açısına tamamıyla katılmakla birlikte bunu ifade ediş şekli çok hoşuma gitti. Ona göre hiçbir şeye sahip olmamak hiç sıkıntı değildi, geceleri sokakta özgürce dans edebilseydi eğer. Çünkü bir gün gelecekti ki o birinin karısı, birilerinin annesi olacaktı ve bir daha asla başka biri veya başka bir şey olamayacaktı. Lisle’ın onu çok fazla azarlasa da onun hayata bakış açısını hiç yargılamaması da çok güzeldi. “Birbirlerinden nefret etmedikleri zamanlar birbirlerinden çok hoşlanıyorlardı ve arkadaşlardı. İşte, şimdi de sevişmişlerdi ve o da oldukça iyiydi.” Çok bir şey beklemeden okunacak tatlı güzel bir kitaptı. <3 Aşkın Kalesi
Aşkın KalesiLoretta Chase · Epsilon Yayınları · 201173 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Yeni yazar keşfedildi, okundu, çok beğenildi Yazarın okuduğum ilk kitabı ve ben gerçekten çok beğendim. Dialogların birinde bile hiçbir karakter boş konuşmadı, duygularını çok iyi hissettim. Ama karakterlerin ne kadar güzel ifade edildiğini de söylemeden edemeyeceğim. Kız karakterl kendime çok benzettiğim için de bu kadar beğenmiş olabilirim aslında çünkü tarihi aşk okurken kadınlar fazla duygusal davrandıklarında onları boğasım geliyor. Gerçek hayatta da olduğu gibi erkek üstün duruma geçmiş gibi davranıyor ve bence tüm kitabın tadı kaçıyor. Ama Catriona öyle değildi, tanıştıkları günden beri Simon’a aşık olmasına rağmen o kadar doğaldı ki. Simon bile kızın mantıklı düşündüğü için bir arada olmaları gerektiğine inanmıştı yani. Tabii, kızın hayalperest biri olması da en güzel detaylardan biri. Simon’u tanıdığı günden beri onunla ilgili hayaller kurmuş ve gözünde Simon bambaşka biri olmuştu. Tanıdığında hayal kırıklığına uğraması da bu yüzdendi. İşte tam olarak ben de böyle yaptığım için bu kadar benzettim kendime Ah, kısacası kitap o kadar sürükleyici ve güzeldi ki gönül rahatlığıyla önerebilirim. Uzun zamandan sonra ilk defa bu kadar verimli bir kitap okudum ve iyi geldi... Bazıları Ateşli Sever
Bazıları Ateşli SeverTeresa Medeiros · Pegasus Yayınları · 2011185 okunma
Reklam