O zamanlar bu vahşi Afrikalılar bana insan görünümlü hayvanlar gibi görünmüşlerdi. Ve acımaktan çok, küçük görmüştüm galiba onları. Kültür bağlamında bu vahşilerden ne kadar uzağız diye gururlanmıştım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben susamam. Ben haykırmak; tehlike çanlarını çalmak; bilimciler, yazarlar ve yöneticilerde uyuyan vicdanı ve fikri uyandırmak zorundayım. En önemlisi de ruhban sınıfının uyumaya doymayan, uyudukça uyuyan vicdanını ve fikrini uyandırmak zorundayım. Papazlarımız ölü gibi derin bir uykudalar."
Kendimden utandım. Hepimiz, eğitimli olan herkes adına utandım. Bütün kültürümüz adına utandım. Çeşitli mezheplere ait binlerce Hıristiyan piskopos ve papaz adına utandım. İnsanı çileden çıkaran, ülkenin ezici çoğunluğunun içinde bulunduğu hem ekonomik, hem de manevi durumu görüyorlar ve halkın çektiği ıstıraplara, her yönden çürümelere sanki doğal bir şeymiş gibi, böyleydi ve böyle olması da gerekir der gibi bakıyorlar.
Fakat şöyle düşünün. Düksünüz siz; bir aristokrat, yüksek kültür insanısınız... Köylerde mi yaşamak istiyorsunuz? Orası hem zihinsel, hem manevi, hem de fiziksel olarak pisliğe batmış bir yer... Yarı hayvani bir yaşam!"
"İşte bu yüzden gitmek lazım oralara. Sağlıklı olanların değil, hastaların doktora ihtiyacı vardır. Halk bizim düşündüğümüzden de hasta. Sırtımda çıkınımla bütün yaz ve bahar boyunca Finlandiyanın her yerini dolaştım. Milletle birlikte hanlarda yemek yedim, uyudum. Ormancılarla, kayıkçılarla ateşin başında geceledim. Öküz gibi büyük ve geniş, domuz gibi şişman, sürü gibi aptal olan kodaman sürü sahiplerinin düğünlerinde bulundum. Ve halkımız adına dehşete düştüm diyebilirim.
Ama vatanımıza yüzlerce, hatta binlerce yeni, sağlıklı, güçlü ve faydalı çalışkan el kazandırdın. Selam olsun sana yüce fatih, halkının yaşamı için savaşan yüce savaçı!