Havva Taghizada

Havva Taghizada
@Avai
Arkadaşın olmadığı zamanlarda kitaplar arkadaşın olsun.
Karokep
Beyler! Sizler şüphesiz büyük işler ortaya koyuyorsunuz. Hayatın hikmetini sokaklara, halk yığınlarına taşıyorsunuz. Fakat hayatın hikmetini bilmeyen yığınların sizin yüksek okullarınızdan da çıktığını biliyor musunuz? Kafaları sadece kitaptaki bilgilerle dolu ama hayatın hikmetinden bihaberler. Onlar aydın değil. Onlar aydınların birer kopyası. Pahalı kırmızı veya siyah palmiye ağacından mobilyalar vardır. Bir de kırmızı ve siyah ağacın sahtesin-den olanlar. Meşenin, cevizin sahteleri de vardır. Meşeye benzer ama meşe değildir. Sadece sahtesidir. Palmiye ağacına benzer ama palmiye değildir. Yüksekokul diploması olan binlerce insanın durumu da böyledir. Onlar aydın değil, sahte aydındır. Öğrencilerinize yüksekokulların birer diploma fabrikası olmadığını söyleyin. Yüksekokullar canlı mumların üretildiği bir fabrika, tüm ülkenin zihinsel ve ahlaki aydınlanmasının merkez istasyonlarıdır.
Sayfa 108 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karokep
Milyonlarca insana bırakılan tek bir okul var: meyhane! Halkın akıl ve vicdanının zehri olan votka neredeyse her eve girer, ama tüm bölgede halk iyi bir hayat hakkında akılllca bir lafı yıllardır duymamıştır. Ardından sayısız beyefendi halkın herkese ve her şeye öfkeli olmasına; haset, tembel, sarhoş ve kaba olmasına şaşırıyor ve hiddetleniyor.
Sayfa 108 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Karokep
Hepsi aynı halkın çocukları, fakat yüksektekiler için kardeşleri sadece haset düşmanlardan ibaret. Düşük tabakadaki insanlar çevrelerinde gösteriş, ihtişam ve gürültülü bir eğlence gördükce bu onlarda yeni bir kıskançlık doğuruyor. Bu onları daha da öfkelendiriyor. İnsanlar şartlarından memnun olmadıkları, hayal kırıklığı ve hasetle dolu bir atmosferde doğuyor, yetişiyor ve yaşıyorlar. Toplumdaki bu hayat tarzı insanları kabalaştırıyor, hayvanlaştırıyor. Halktaki kabalığın yumuşatılmasını, halk kitlelerinin yetiştirilmesini ise hiç kimse düşünmüyor. Kimse bir şey yapmıyor. Bilimciler halkın ulaşamadığı bile gileriyle yükseklerde oturuyor. Kitaplar ve gazeteler halkın anlayamadığı anlaşılmaz, aldatıcı bir dille yazılıyor. Antik Yunanda bilge Sokrates yıllar boyunca meydanlarda halka yüce hakikati ve hayatın güzelliğini anlatmıştır. Buna benzer halk eğitmenleri nerede?
Sayfa 107 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Karokep
Kendi halklarının eğitimiyle alakalı dertleri olsun istemiyorlar. Ve nihayetinde sarhoşlar ve hastalar; kaba, öfkeli ve cahil halk kitlelerinin derdini çekmeye maruz kalıyorlar. İlginçtir ki halk kitleleri eğitimsiz kalmıyorlar. Çok güçlü, fakat kötü yönde bir eğitim alıyorlar maalesef. Halktan insanların yabancı bir evde yüksek sınıftan insanlarla karşılaştığında nasıl mahcup olduğuna bakın. Peki, neden? Çünkü her yerde herkes onlara bağırıyor. Kabaca kovuyorlar, onlara üstten bakıyorlar. Onlar da beyefendi giyimlilerden uzaklaşıyor. Sevmiyorlar, korkuyorlar. Kötülüğü, hasedi ve intikam arzusunu ruhlarında saklıyor, biriktiriyorlar.
Sayfa 107 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı
Karokep
Lanetli bu halk! Her isinde cahil! Akıllı olan her şeye karşı sağır ve aptal. Midesinden, cebinden ve votkasından başka hiçbir şeye ilgisi yok. Beyler, İncilin başındaki hikayeyi hatırlar mısınız? Kabil kardeşi Habili öldürmüştür. Tanrının sesi Kabilin vicdanına: 'Kardeşin Habil nerede?' diye sorduğunda Kabil, “Benim Habille ne işim olur? Kardeşimin bekçisi miyim ben?" der. Bu hikâye halkların hayatında binlerce kez tekrarlanıyor. Vicdanın sesi halkın kültürlü kardeşlerine, aydın üstlerine bir soru yöneltiyor: Milyonluk halk kitleleri, küçük kardeşleriniz zihinsel, manevi ve ahlaki açıdan nasıl yaşıyor? Cevapları ise Kabilin cevabı gibi: Benim ne işim olur? Kardeşlerimin bekçisi değilim ya ben. Kendi işlerim ve dertlerim var.
Sayfa 107 - İndigo Yayınları
Kitap Alıntısı