Terk edilmiş çorak arazide ne ne de patates yetişir. Buralarda ya ısırgan yetişir ya da devedikeni. Halk kitlelerinin yüreklerinde de, kafalarında da durum budur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizler, öğretmenlerim, aydınlattınız ve aydınlatıyorsunuz, fakat adına aydın denilen yüzlerce, hatta binlerce insan halkın aydınlanması için ne yapıyor?
Bilginin ve aklın tertemiz ateşiyle yanıyorlar mı?
Kendi halklarını aydınlatıyorlar mı?
Sizin aydın olmanız bir ayrıcalığınız değildir. Sizlere güç kazanma, saygı görme veya güzel bir hayata sahip olma hakkı vermez. Aydın olmanız sizlerin görevi ve sorumluluğudur. Siz halkın kandilisiniz. Mumu yaktıkların-da şapkanın altında tutmazlar. Yükseğe bir yere, şamdana koyarlar ki etrafındaki herkesi aydınlatsın.
Huzurunuzda tekrar ediyorum. Järvinen'ler ve Karokep'ler bir madalyonun iki yüzüdür. Bir ağacın gövdesindeki iki daldır. O ağaçsa halkımız, milyonluk halk kitleleridir.
Beyler! Ben belki de sizden; profesörler, yazarlar ve ressamlardan daha çok değer veriyorum aydın sınıfına. Aydınlar halkın yanan fikirleridir. Aydın sınıfı ülkenin aydınlık beynidir. Ve kendi aydın sınıfı olmayan ülke talihsizdir. Ve sadece halk kitlelerinin aptal, cahil veya salak, çoğu zaman ise amansız birer hırsız olanları aydın Sınıfının düşmanı olabilir. Bu baykuş ve puhukuşları halkın aklının karanlıkta olmasını severler. Puhukuşları ışığı sevmezler, güneş gözlerini acıtır. Bundandır ki tüm zamanların, tüm halkların ve ülkelerin bütün baykuşları ve puhukuşları aydın fikrini ve bilgiyi sevmezler. Eski bir sokak çocuğu, halkımızın ağacından kopmuş cahil bir yaprak olarak kendi tecrübelerimden, halkın aydın sınıfına ne kadar ihtiyacı olduğunu biliyorum.
Karokep kendisinin gidip teslim olacağını söyledi.
'Sakın,' diyerek durdurdu papaz. 'Siz zaten mahkemeye çıktınız, Tanrı'nın mahkemesine hem de. Ve bu mahkeme ruhunuzun hala diri olduğunu tespit etti. İnsanların mahkemeleriyle yapacak bir şeyiniz kalmadı artık. İsa'nın günahkara verdiği hükmü hatırlayın: Git ve günah işleme. Siz de hayatın içine girin. Bir zamanların soyguncu ve katili olarak dürüst ve verimli bir hayatın havarisi olun. Bir yerlerde çocuklarınız var. Onları hayatın iyi kalpli işçileri olarak yetiştirin. Bu kürek cezasından daha zordur, fakat hayat için daha faydalıdır.