“Ama kesinlikle sen de bilirsin,başka herkes de bilir ki,kendinizin dışında,yine siz olan başka bir varlık vardır ya da olmalıdır.Eğer ben yalnızca bu beden içinde var olsaydım,yaratılmamda ne yarar olurdu;benim bu dünyada çektiğim büyük acılar Heathcliff’in de acıları oldu.Onların her birini daha başından beri gözledim,duydum.Benim yaşamım onda odaklaşır.Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa,ben var olmakta devam ederim;başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa,evren bana tümüyle yabancılaşır.Ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur.Linton’a olan sevgim ormanlardaki yapraklar gibidir.İyice biliyorum ki,kış ağaçları nasıl değiştirirse,zaman da benim sevgimi değiştirecektir.Heathcliff’e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir.Görünüşte pek hoşa pek hoşa gidecek yanı yoktur,ama onsuz olmaz.Nelly,ben Heathclif’im!O hep,ama hep benim aklımda.Bir zevk olarak değil,tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk olmadığım gibi,ama kendimmişim gibi,tıpkı o benmiş gibi!”
Kitap bana film havası verdi.Hani biri gelir geçmişi anlatmaya başlar ya eski filmlerde.O açıdan hoşuma gitti.Şu ana kadar okuduğum kitapların içerisinden açık ara en toxic karakter Heathcliff bence.Ben bu kadar bütün duyguları beslediğim bir karakter hatırlamıyorum.Ayrıca kitabın kendisi de öyleydi.Her duyguyu barındırıyor içinde.Catherine de aynı şekilde bu arada,çok toxicti.Edgar’a çok üzüldüm.Çünkü bu olanları asla hak etmedi.Heathcliff ve Catherine ne kadar toxic olsalarda aralarındaki aşkı yabana atamam.Özellikle Catherine’nin ikisinin arasındaki aşkı anlattığı paragraf vardı.Çok beğenmiştim,paylaşırım alıntılarda.Sonunun mutlu bitmesine de sevindim.Ben okuduğum kitaplardan çok etkilendiğim için özellikle kitabın orta kısımlarında Heathcliff yüzünden sinir krizi geçirdim.Günlük hayatımda bile gergin gezdim,sonu tatlıya bağlanana kadar hahshshdjdj.