İnsan gençken, bedeni her şekle girer; ağır iş de vücudu sıva macunu gibi, işe göre biçimlendirir. Yolda rastladığım birçok işçinin ne iş yaptıklarını bir bakışta anlayabilirim. Mesela bana bakın. Neden yürürken sağa sola yalpalıyorum? Yıllarımı denizde geçirdiğim için. Gençliğimi sığır çobanlığı yaparak geçirseydim, şimdi yalpalamıyor olurdum, gerçi o zaman da çarpık bacaklı olurdum. Bu kız da öyle. Gözlerine dikkat ettiniz mi? Nasıl desem, sert bakışları vardı. Kimseden sıcakkanlı bir davranış görmemiş. Sürekli kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmış; genç bir kız kendini öyle koruyup kollayamaz, mesela sizinkiler gibi yumuşak, nazik gözleri olamaz."
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!