İnsanın doğup büyüdüğü evde çok iyi bildiği bi yatağın üzerinde, sevilen elle uğraşıp didinerek yaptığı yorganın altında uykuya dalması ne hoş bir şeydi!
Yaşarken, onların kişiliklerinin, hayata ve insana kattıkları değerlerin, yetenek ve cüretlerinin hiç mi anlamı yoktu?
Siz sanatçının, yazarların, aydının dirisini değil, ölüsünü mü seversiniz? Onları, eğer ölürlerse, ille de ölürlerse mi seversiniz? Böyle hastalıklı, böyle yalan mı sizin sevgileriniz?