Bir söz vardır dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendinden başla diye. Ben de önce kendimden başladım. Önceden cesaret edemediğim asla yapamam dediğim şeyleri yapmaya başladım. Ben inanıyorum ki sadece istemekle dünya değişmez. Biz bu dünyanın bir parçasıyız ve biz değişirsek dünya değişir.
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
Bir milletin kadınları, erkeklerle aynı safta dövüşe girerlerse o milleti yenmek mümkün olur mu? En ilkel insan topluluklarında bu böyleyken nasıl unutulmuş?