- Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın gü-zelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Gercek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerlesir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulamayacak bir şekilde yayılır. Eğer umutsuzca âşıksak, baba kaybından en sıradan talihsizliğe, mesela anahtarımızı kaybetmeye kadar her sey, diğer bütün acılar, dertler ve huzursuzluklar, her an yeniden kabarmaya hazır olan bu asıl ıstırabımızın tetikleyicisi olur. Benim gibi aşk yüzünden bütün hayatı altust olmuş biri, diğer bütün dertlerinin cözümünün de aşk acısının sona ermesiyle mümkün olacağını sandığı icin, icindeki yarayı istemeden daha da derinleştirir.
Dağların iniş çıkışına bak
Gündoğumuna ve güneşin patlamasına
Ve sis tabakalarının dizine dolanmasına
Ve rüzgârın parmak-ağaçlarıyla tıngırdamasına
Ve sırtını gökyüzüne uzatmasına...
Bulutların yuvarlanıp kalçalarına vurmasını seyret
Dallardan ve çalılardan iç çekiş fısıltıları düşüren
Rahim-çukurlarının yaşamın mırıltısıyla hareket edişini dinle
Bedeninin sıcaklığını hisset, soluğunun tatlılığını
Ve gürüldeyen ve ağlayan eşleşme ritmini.
Karnında su damarları atar
Ve onların yaşamını emen kökler, meme ucudur Ve göğüslerinden sıvı olarak akan nehirler
Sevgiyle beşiğini salladığı çocuklarına yaşam veren
Ve Ruh aklından bir oynak şarkı ekleyen
Akarsu şarkısının mırıltılı ezgisi.
Büyükbaba ile ben eve dönüyoruz.