İhtiyacımızı uygun bir şekilde isteyebilmemiz duygusal yaşantımızda çok önemli bir beceridir. Ama her durumda adaleti kaçırıp verici davrandığımız zaman kendimizi yaşamamız ve gerçekleştirmemiz mümkün olmaz. Çünkü başkalarının ihtiyaçlarından hiçbir zaman sıra
bize gelemez. Aslında gerçekçi bir adalet algısı ile hem karşımızdakilerin hedeflerine ulaşmalarında yardımcı olmak, hem de kendimizinkileri gerçekleştirmek mümkündür. Ama zihnimizde vicdanlı bir iç ses sürekli
başkalarının olası perişanlık resimlerini aklımıza getirerek kendimize odaklanmamızı engeller. Aynı, evhamlı bir iç sesin yakınlarda bir hastane
olmadığını hatırlatıp, bir piknikten keyif almamızı engellediği gibi.