İyilerin işi her zaman kolay olmuştur. Unutmayı bilirler çünkü, üzerinden atlamayı, kayıtsız kalmayı, gerisini hayata bırakmayı, omuz silkip kendi yollarına devam etmeyi, gerektiğinde bağışlamayı… başkalarının kötülüğüyle mücadele etmek kolaydır, asıl zor olan insanın kendi içindeki kötülükle baş etmesidir!
Halka işkence etmekten hoşlanırlar. Üstelik bu yaptıklarına gayet güzel bir isim takmasını da bilirler; bütün yaptıkları kepazeliklere vatanseverlik, yahut anayasanın korunması derler.
Okumak "eşsiz bir bilinç hali doğuruyor," dedi. "Okurken dikkatimizi dışarıya, kâğıt üstündeki sözcüklere yöneltiyoruz, ama aynı anda hayal etme ve zihinde canlandırma esnasında içeriye dönük muazzam bir dikkat var." Gözünüzü kapatıp rasgele bir şeyler hayal etmeye çalışmaktan farklı bir durum bu. "Bir yapısı var - dikkatimizin önce dışarısı, yani kâğıt üstü ile içerisi, yani o sözcüklerin temsil ettiği şeyler arasında gidip geldiği eşsiz bir durum." "Dışa dönük dikkat ile içe dönük dikkat"in bir araya geldiği bir durum. Kendimizi, diyor Raymond, "farklı karakterleri, onların motivasyonlarını, hedeflerini anlamaya, bu farklı şeyleri takip etmeye çalışır halde buluyoruz. Bir tür idman bu. Gerçek dünyadaki insanları anlamaya çalışırken de aynı türde bilişsel süreçleri kullanıyoruz muhtemelen." Başka birisiymiş gibi yapmak o kadar iyi becerdiğimiz bir şey ki, piyasada sanal gerçeklik simülatörü ismiyle satılan aletlerden çok daha iyi bir simülatör aslında kurmaca.