“Gül çekip gidince bülbül başlamış dağı taşı inleten feryada .Bu feryat bütün kainatı yasa boğmuş,güle hak veren olduğu gibi beddua edenler de çıkmış.Gün ışıyınca bulmuşlar gülün dikenlerinde can vermiş kanlar içindeki bülbülü.Sonra şu sonuca varmışlar:Bülbülün aşkı değil midir gülü gül yapan?”
“Acının yolu ise Mors alfabesi gibidir.Uzun bir çizgi,acı;küçük bir nokta,mutluluk.Acılar sarsıcı ve uzun,mutlulukla ödüllendirilir. Her uzun acı kısa bir mutlululukla ödüllendirilir.Her kısa mutluluk uzun bir acıyla cezalandırılır.Sıkıntıya ve sıkılmaya yer yoktur.Acıyı seçenler hiç sıkılmazlar,ama acılarla mutlulukların gitgelinde çalkalanıp dururlar,acı çizgililerinde mutluluk noktalarını bekler,mutluluk noktalarında şimdi bitecek diye endişelenirler”