Şimdi adını hatırlayamadığım bir genç şair,üst üste birkaç kitap çıkarmış ama hiçbir ilgi görmemiş,tek eleştiri yazılmamış.Birgün gazeteler,genç şairin intihar ettiğini yazmışlar.Bütün eleştirmenler kolları sıvadı,gazeteler,dergiler o şairin övgüleriyle dolmuş.Kitapları üst üste Bikaç başım yapmış. İki üç ay sonra ona övgü yazan eleştirmenlerden biri,intihar etti bilinen şairi bir meyhanede görünce deliye dönmüş.Bu alçaklıktır!, Peki,şair ölmeden önce eleştirmenlerin susmaları nedir.
Başka bir bekçi anlatıyor
Derken bey ... Öyle hızlandık ki biz,tekneden fırlayıp uyacağız neredeyse... Ben korkudan gülmeyi unutup tekneye sıkıca yapıştım,başka çare yok.Ve birden aklım başıma gelip,"Ulan Arif şunun hızını kes, uyacağız oğlum havaya ... dedim Arif Nasıl hızı kesilir,ne bileyim ben ? demezmi? Tuu Hay Allah belanı versin ...Ulan altı bekçi havada altı şahin olmuş uçuyoruz.Ulan Arif, Yahu,bu nasıl durdurulur? diye bağırmaz mi Ocağın batsın Arif Ulan havada kaldık,ne olacak şimdi?Arkadaşlar,Durdur...diye bağırıyor.Arif,Ben işletmesini öğrendim,durdurmanın öğrenmedim,diyor Bey bizim halimize bak havada kaldık ve de uçar gibi vaziyette...