Hafize Ü.

“Kıskanmak... Seniha'nın yüreğinde ilk beliren, kendisini ilk duyuran ve hemen her gün daha fazla gelişip büyüyen his bu olmuştu. Halit'le aralarında sekiz yaş vardı ve onu kıskanmadığı bir zamanı hiç bilmiyordu. Hayatının en eski, en bulanık ve silik hatıraları arasında bile bu kıskançlık her şeye hükmeden bir yer tutuyordu. Hayal meyal hatırladığı zamanlarda da herkes kendisinin kara kuru, Halit'in ise beyaz, sarı saçlı ve mavi gözlü olduklarına bakarak, “Bu kız, o oğlan olmalıydı!” demişler, hep ağabeyini okşamışlardı. Bu okşayanlar, bu sözleri söyleyenler kimlerdi? Hemen hiçbirini hatırlayamadığı halde söyledikleri sözleri ve o okşamaları hiç unutmuyordu. Çirkinlerin sevilmemeye ve güzeller için daima feda edilmeye mahkûm bulunduklarını Seniha pek küçük yaşından itibaren bilmiş, anlamıştı.”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
birer birer açıldı pencerelerim birini yıldızlar geceler kapladı birinden kışlar belirdi birinden renkler dağıldı pırıl pırıl sesler geldi bir yerden bir bahçeye bahar indi bahar ve bütün pencerelerim sana açıldı birer birer aralandı kapılarım birinden çocuk rüyaları boşandı birinden dost yüzler birinden ecel sakisi yürüdü kadehinden güzellikler sırrı bir damla yakut dudaklarıma damladı. ve bütün kapılarım sana açıldı birer birer kapandı pencerelerim birer birer kapandı kapılarım…
içimdeki mağarada kurumuş ölüler yatar zehirle gülen zümrüt ve yakut yatak içinde bir zaman Beni uğrulamayı gelen haramîler içimdeki mağarada bir yığın kitap var bakınca yakından tasvirlerin gözü oynar ve konuşur hepsinin yüzleri benim yüzüm gibi ve gözleri benim gözüm gibi
Sayfa 11·Kitabı okudu
Şiir
Ne garipti Yusuf Ziya. Kendi yarattığı dalgada boğulan zavallı çocuk. Önüne çıkan her söküğü belki kendisi sebep olmuştur diye özenle dikmişti. Yoluna dikilen her çöpü kendi bıraktığını sanarak toplamış, her kırığı kendi sonucu sanmış, dikkatle yapıştırmıştı. Ama sırça bu. Azıcık zorlamada çıt diye atıvermez miydi en kuvvetli yapıştırıldığı yerden?
Alıntı