Kitabın ismini neden Havva'nın Üç Kızı koyduğunu da açıklamış, Elif Şafak röportajında. "Adem ile Havva'nın hep oğulları, yani Habil ve Kabil konuşuldu. Ama onların kızları da vardı ve şimdiye kadar onlardan hiç bahsedilmedi."diyor.
Şirin, Mona ve Peri… Günahkar, İnanan ve Şaşkın.
Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.Bunula birlikte karşılaştığımız olay özelinde kötülüğü gören, kötülüğü duyan ve kötülüğü yapan olarak da ayırmamız mümkün.
Nazperi Nalbantoğlu — Peri, hayır işleriyle uğraşan ve iyi bir insan olarak bilinen evli ve çocuklu genç bir kadındır. Flashback’ler
halinde Peri’nin çocukluk ve gençlik yıllarından bahsedilir. Peri’nin annesi tamamen muhafazakar ve dindarken, babasının seküler ve dini sorgulayan bir yapısı vardır. Bu kapsamda ikisi çoğu zaman fikir ayrılığına düşer ve tartışır. Peri’nin bir ağabeyi annesinin bakış açısına sahipken, diğer ağabeyi babasınınkini almıştır. Umut isimli ağabeyi 80 darbesinde hapse düşmüştür ve çıktıktan sonra da çoğu zaman mental olarak yorgun ve kendi halinde bir hayat sürmüştür. Peri böyle bir iç karmaşanın bulunduğu bir evde hiçbir tarafa tam anlamıyla ait hissetmeden gel gitler ve ruhsal çalkantılarla büyümüştür. Babaları Peri’nin çok iyi bir eğitim almasını ister ve onun Oxford’ta eğitim almasını sağlar. Bu durum güzel bir eğitimin yanı sıra ailesinden ayrılarak kendine yönelmesini ve içsel karmaşalarını çözmesini sağlayacak bir fırsattır. Fakat işler çoğunlukla daha karmaşık hale gelecektir.
Peri Oxford’ta tanıştığı Mona ve Şirin ile yakın bir arkadaşlık kurar. Mona inançları çerçevesinde yaşayan bir müslüman gençtir. Şirin ise ateisttir ve hemen hemen herşeyi sorgular. Peri yine her zaman olduğu