Ayhan ....

Ayhan ....
@AyhanHoca
Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben. Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik. Yunus Emre
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
79 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·504 syf.··
2021 130. kitabı
Bu defa kovalamacamız Berlin'de başlar, Cinayet Masası polis şefi Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker ile. Olay yeri ise bir hayli ilginçtir. Baş tanrı Zeus'un resmi önünde kalbi sökülüp eline verilmiş bir Türk Cemal Ölmez. Yazılım şirketinde çalışan , hayattayken kendisinin amatör olduğunu söylese de bir hayli güzel resimler yapan, eşcinsel olduğu için ailesi tarafından reddedilen bir genç. Yan odada bulunan bir resim dikkatini çeker Yıldız'ın... Bergama Zeus Altarı'nda bulunan Tanrılarla Devlerin savaşını anlatan frizin resmi. Cemal'in öldürülmeden önce üzerinde çalıştığı son resim. Katil kim sorusunun peşine düşeriz biz de Yıldız'la birlikte. Cemal'ı dışlayan ailemi, ailenin sorunlu olduğu Neo-Naziler mi yoksa mitolojiye meraklı bir manyak mı katilimiz ? Öyle ya bu devirde Zeus'a kurban etmek için birini seçmek pek de akıl karı değil sonuçta. Maktulün yakınlarıyla görüşmeler yaparken bulunana 2. ceset her şeyi alt üst eder, bu cinayette de mitolojik bir gönderme daha olması kahramanlarımızı Zeus, Kronos ve Uranos'u daha fazla araştırmaya iter. Hatta araştırmalarına Yıldız'ın babası bile yardımcı olur. Hitler'in mitoloji ile ilgisi olup olmadığı, Nazilerin Zeus'tan ne kadar haberdar olduğun daha fazla önem kazanır. Çok yeni, dumanı üstünde bir roman olduğu için konu hakkında daha fazla bir şey yazmak istemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki, katilin peşinde koşarken bölüm aralarındaki Zeus'un konuşmalarından mitoloji meraklılarının çok keyif alacağı muhakkak. Kitabı bitirdiğinizde çok güzel bir cinayet kurgusu okumuş olmanın yanı sıra pek çok bilgi de edineceksiniz ama içinizde çok büyük bir burukluk kalacak. Bizim topraklarımızda yaşayanların yarattığı bu Tanrılara adanan, yıllarca o Tanrılar için kurbanlar kesilen böylesi bir yapı Alman yol mühendisinin
Edebiyat
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·71 syf.··
2021 134. kitabı
Kitap okuyan hemen herkes muhakkak bir zweig kitabı okumuştur sayfa sayıyı az olduğundan ben yazarın kitaplarına çerezlik adı veriyorum, maksimum 2 saatte bitebilen kitaplar. Bu kitaba gelince farklı düşüncelerle başladım kitaba bir kadının bir günlük yaşantısını ele alacağını düşünmüştüm lakin öyle değildi . Hikaye, yaşanan ilginç bir olay üzerine insanların tartışmalarıyla başlıyor.Herkesin eleştirdiği ahlaki olmadığını düşündüğü bir davranışı yapan bir kadını tasdikleyen bir gencin yaklaşımından cesaret alan yaşlı bir kadının ona yaşadığı bir olayı anlatımından ibaret. Yazar burda okuyucuya çok güzel bir mesaj vermiş Yaşlı kadın neden hiç tanımadığı bir insana ,hayatını derinden etkileyen olayı alntiyor 🤔 Tabiki bunun tek bir sebebi var.... Bu kısacık kitabın bize kattığı en güzel yanı bu mesaj olmalı ... Bu alıntı da bu mesajın ta kendisidir "Çünkü insanları yargılamayı değil anlamaya çalışmayı tercih ediyorum." Kendisini yargılamadan anlamaya çalışacağından emindi .... #alıntılar 📚"Çünkü insanları yargılamayı değil anlamaya çalışmayı tercih ediyorum." 📚"Belli bir amacı olmayan her şey bir yanılgıdan ibarettir." 📚Acı da korkak bir yan var ve yaşama isteğinin gücü karşısında geriler. Çünkü bedenimizin yaşama arzusu, ruhumuzun ölüme tutkusu karşısında ağır basar. 📚Öfke ve pişmanlığın yarattığı o acıyı içimden söküp atmak istedim... 📚Ama bir kadının hisleri, kelimeler ve bilinç olmadan da her şeyin farkındadır. 📚”Uğruna bütün hayatımı bir kenara atmaya hazır olduğum bir insan için, elinin tersiyle kovalayacağı bir sinek kadar değerim yoktu...
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Küçük şeyler
9/10
·176 syf.··
2021 111. kitabı
Prof. Dr. Üstün Dökmen’i TRT’den tanıyoruz ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki onunla akraba gibi olduk. Sayın Dökmen dobra dobra konuşan gerçekçi bir insan. Gerektiği zaman kendi ailesiyle ilgili örnekleri de hiç çekinmeden ve gocunmadan ortaya koyabiliyor. Böylece bizlere “Gelin birbirinizi kırmadan mutlu yaşamak için çabalayınız, bunu başarabilirsiniz.” mesajını veriyor. “Küçük Şeyler” adlı bu kitap gerçekten kişisel gelişim açısından okunmaya değer. Küçük şeylerin ne kadar önemli olduğunu ve doğadaki küçük şeyleri fark ettiğimizde yaşantımızın kolaylaşacağını belki de bu güne kadar bir çoğumuz düşünmemiştir. Küçük şeylerden mutlu olmayı zaten bilenimiz ve kabullenenimiz kalmadı gibi. İnsanlar bir hırs uğruna kendilerini ve ailelerini ne büyük felaketlere sürüklüyorlar. Oysa ki küçük şeylerden de insan mutlu olabilir. Ben değil, biz demeyi öğrendiğimiz zaman belki daha güzel günlere adım atacağız. Üstün Dökmen’in dediği gibi insanların yaptığı birçok olumlu davranışı görmeyip de bir yanlışı hemen yüzlerine vurmadan; yapılan bir hatada karşımızdakini defterden silip atmadan yaşamayı öğrenelim. insana bu hayatı hızlı bir şekilde yaşarken üstüne basıp geçtiğimiz, hiç farkına varmadan, aldırmadan yaşamaya devam ettiğimiz aslında çok büyük eksiğimiz olan bize toplumda nasıl yaşamamızı nasıl hareket etmemizi güzel ve örneklemyle anlatıyor. Bu kitapları toplumun her kesiminden herkes okumalı.
1000Kitap
Küçük ŞeylerÜstün Dökmen · Sistem Yayıncılık · 20077,1bin okunma
10/10
·424 syf.··
2021 14. kitabı
Kitabın ismini neden Havva'nın Üç Kızı koyduğunu da açıklamış, Elif Şafak röportajında. "Adem ile Havva'nın hep oğulları, yani Habil ve Kabil konuşuldu. Ama onların kızları da vardı ve şimdiye kadar onlardan hiç bahsedilmedi."diyor. Şirin, Mona ve Peri… Günahkar, İnanan ve Şaşkın. Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.Bunula birlikte karşılaştığımız olay özelinde kötülüğü gören, kötülüğü duyan ve kötülüğü yapan olarak da ayırmamız mümkün. Nazperi Nalbantoğlu — Peri, hayır işleriyle uğraşan ve iyi bir insan olarak bilinen evli ve çocuklu genç bir kadındır. Flashback’ler halinde Peri’nin çocukluk ve gençlik yıllarından bahsedilir. Peri’nin annesi tamamen muhafazakar ve dindarken, babasının seküler ve dini sorgulayan bir yapısı vardır. Bu kapsamda ikisi çoğu zaman fikir ayrılığına düşer ve tartışır. Peri’nin bir ağabeyi annesinin bakış açısına sahipken, diğer ağabeyi babasınınkini almıştır. Umut isimli ağabeyi 80 darbesinde hapse düşmüştür ve çıktıktan sonra da çoğu zaman mental olarak yorgun ve kendi halinde bir hayat sürmüştür. Peri böyle bir iç karmaşanın bulunduğu bir evde hiçbir tarafa tam anlamıyla ait hissetmeden gel gitler ve ruhsal çalkantılarla büyümüştür. Babaları Peri’nin çok iyi bir eğitim almasını ister ve onun Oxford’ta eğitim almasını sağlar. Bu durum güzel bir eğitimin yanı sıra ailesinden ayrılarak kendine yönelmesini ve içsel karmaşalarını çözmesini sağlayacak bir fırsattır. Fakat işler çoğunlukla daha karmaşık hale gelecektir. Peri Oxford’ta tanıştığı Mona ve Şirin ile yakın bir arkadaşlık kurar. Mona inançları çerçevesinde yaşayan bir müslüman gençtir. Şirin ise ateisttir ve hemen hemen herşeyi sorgular. Peri yine her zaman olduğu
1000Kitap
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma