Aylin Şirin Köken

Aylin Şirin Köken
@Aylinkoken
Ad augusta per angusta
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
Yazarın biyografisini okumanızı özellikle öneririm; çünkü Babil Prensesi bir prenses ve onu kazanmak için yarışan farklı ülkelerden erkeklerle başlasa da, kısa sürede ülkeleri yöneten erkeklerin her birinin kendi medeniyetini temsil ettiği bir alegoriye dönüşüyor. Bu noktada, son dönemde İskitlere ilgi duyan biri olarak onların kültürel boyutunu bu kitapta okumak benim için ayrıca besleyici oldu. Mısır bölümünde akıl ve bilimin varlığı dikkat çekerken, insanların katı bir hiyerarşi içinde sorgulamadan yaşaması kitabın temel sorularından birini güçlendiriyor: Medeniyet ve uygarlık gerçekten aynı şey mi? Tüm bu anlatı boyunca kadın–erkek ilişkilerine dair yaklaşımın günümüzde hâlâ geçerliliğini koruduğunu görmek mümkün; kadın, istenen ama duyulmayan, varlığını sesini bastırarak sürdürmeye zorlanan bir canlı olarak resmediliyor. Herkese alkış değil, akıl peşinde olduğu bir ömür diliyorum.
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023578 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Aylin Şirin Köken

, bir kitap okudu
Puan vermedi·48 syf.··
2026 1. kitabı
Henry David Thoreau
6.2/10 · 4.556 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 1. kitabı
Thoreau’nun Yürümek’i, insanın anlam arayışı içinde anlamı nasıl aşındırdığını fark ettiren bir metin gibi okunabilir. Yürümek burada doğaya yaklaşmak kadar, insanın kendi yarattığı anlam kalıplarından geri çekilmesidir; üretmeye, faydaya ve hıza dayalı zihnin nazik bir itaatsizlikle askıya alınmasıdır. Mitolojiye yaptığı vurgu, insanın doğaya ve insana bakışının zamanla nasıl kutsaldan araçsala kaydığını gösterirken, yürüyüş bu kopuşa karşı sessiz bir hatırlatma olur. Belki de bu yüzden modern insan yürümekten çok koşmayı seçer; durursa, ararken yok ettiği anlamla yüzleşeceğini bilir.
YürümekHenry David Thoreau · Kapra Yayıncılık · 20204,556 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2025 57. kitabı
Kitabı okurken insan farkında olmadan tanı koymaya çalışıyor. Oysa asıl mesele bu değil. Önemli olan, insanın kendine yabancılaşması. Toplumdan dışlanmak mı daha korkutucu, yoksa insanın kendi içinde yalnızlaşması mı? İnsan bazen başkalarıyla değil, kendi içindeki “öteki”yle baş edemez. Toplumun onayladığı benlik güçlenirken, sessiz kalan taraf yavaş yavaş silinir. Ve en tehlikelisi: Bir gün o “öteki”nin senden daha güçlü olmasıdır. Herkese, normal olmak için kendini susturmadığı bir yaşam dilerim.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma