İnsanların açlıktan gözünün dönmesine mi yanayım?
Erkeklerin bir kadın için efendi çizgisinden kayıp düşebilmesine mi yanayım bilemedim.
Türkiye'nin o dönemde dışarıdaki insana bakamadığına mı yanayım?
İçerideki insanların birbirlerine kazık atmasına mı yanayım?
İçim sıkıldı kitabı okurken.
İçtiğim bira, yediğim turşu, içtiğim sigara boğazımda kaldı bir ara.
İçeridekiler dahi böyleyse, dışarıda hal nedir diye.
Zor zamanlardan geçmişiz. Ve hala daha geçiyoruz. Sanki hiç akıllanmamış gibi.
Sonumuz ne olacak acaba?