hayallerin de yaşatılması gerekir! Biliyor musunuz, bir zamanlar tek başıma mutlu olabildiğim yerleri anımsamaktan, oraları zaman zaman ziyaret etmekten çok hoşlanırım; bir daha geri gelmeyecek geçmiși aynı șekilde bugün de kurmayı pek severim ve bir silüet gibi.
Fakat mutuluk ve neșe insanı nasıl güzelleştiriyor! Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor! Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğine dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun. Mutluluk nasıl da bulaşıcı!
Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak. Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?
Uyurken ne kıpırdandı ne de rüya gördü. Uyku onun için unutmaktı, uyanmak ise keder. Hayat onu endişelendiriyor ve sıkıyordu; zaman ise can sıkıntısıydı.