Yazmayı ve okumayı kısacası edebiyatı kendiyle özdeşleştirmiş bir yazar Nuri Pakdil. Onun Kudüs'e hayranlığı, vefası ve gönül bağlılığı ona Kudüs Şairi denmesinin haklılığını gösterir. Yedi Güzel Adam dizisindeki onu canlandıran başarılı oyuncu Kemal Uçar sayesinde daha da hayran kaldım. Fikirlerinden taviz vermeyen, bir çınar ağacı misali dimdik yıkılmayan, çevresindeki herkesi kendi gölgesi altında yaşatan, yaşadığı zorluklarla daha da güçlenen ve kendini yazmaya ve okumaya adayan dava adamı.
Bir yazarın notları, onun kalemini okuyuculara tanıtan 4 seri halinde olan bir kitap. Kitabı elinize aldığınızda yazarın kendi not defterini tutuyormuş hissine bürünüyor ve daha dikkatli okuyorsunuz.Pakdil'in kitaplarına "insanın süren sorgusu " niteliğinde bakmamız onu ve kalemini anlamamızda yardımcı olacaktır. Çünkü bu kitabında da görebildiğimiz gibi kendimizi sorgulamamıza yardımcı bir çok soru mevcut. Bazı cevapları yazarın kaleminde bulurken bazı cevapları kendi içimizde bulmamız gerekiyor. Insanın kendini ve yaşadıklarını, yaratılış gayesini anlamlandırmak adına hayatının sonuna kadar sorularla meşgul olması gerektiğini daha net bir şekilde anlıyoruz yazarın sorularıyla. Bitmek bilmeyen sorgumuz Büyük Sorgu Gününe kadar sürecek. İşte o zaman yaşadıklarımız gerçek anlamına erişecek ve asıl cevaba ulaşmış olacağız. Sorular zor, hesap çetin ama inşallah kolaylıkla cevaba ulaşanlardan olabiliriz.
Alıntılar
*İnsan için tek korunak, kendi emeği olabilecektir: Büyük Sorgu Günü'nde.
--Hüzün; hissedilmesi kolay olmayan, çok narin, ince bir sestir.
** İnsan gece, yorulmadan yürüse, yürüse, yürüse Tanrı'yı bulur. Bir yürümemiz kalıyor O'nu bulmak için. Tanrı'sız ne eder, nasıl geçirir bir gecesini insan? İnsan O'na bağlanmadan nasıl bulabilir sabahı? Tanrı olmasa kim