Selin

Selin
@AyseSeliin
İnşaat Mühendisi
22 Haziran
13 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
"Sen nereye, ben oraya, adım adım İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım.."
Reklam
Ne muhteşem ki ve ne yazık ki, hiçbir şey tekrar edilemiyor. Yaşadığım çok güzel bir şeyin aynısını tıpkı geçen sefer ki gibi yaptım. Aynı insanları aynı yerde, aynı saatlerde bir araya topladım. Geçen sefer yaşadığım o güzel şeyleri tekrar yaşamak, hatta belki bir ihtimal geçmek beklentisiyle. Bir kez daha gördüm ki, Herakleitos haklı, aynı nehre iki kez giremiyorsun. Yaşadığın hediye gibi anları tekrarlayamıyorsun. Her şeyi aynı tutsan da, başka zamandasın. Daha da önemlisi, senin dışındaki her şey değişiyor. Sen, her şey. Hayat akışkan. Ve iyi ki de öyle. Yaşasın! Ve ne yazık ki böyle! Tüh! Hal böyleyken, anladım ki, yaşadığını yaşadığın an yaşayacaksın. Evet, aynen bu cümledeki kadar çok kere! Gökyüzüne dikeceksin gözlerini, uzun uzun bakacaksın. Rüzgâr yanından geçip gidemeyecek, uzun uzun çekeceksin içine, toprağa batıracaksın ayaklarını, kök salacak. Kim varsa sevdiğin, öp öp öpeceksin. Seviyorsan, yüzünü güldürene dek söyleyeceksin. Güzel bir şey gördüysen, gidip sarılmaya; sarılamıyorsan, oturup çizmeye; çizemiyorsan, yazmaya çalışacaksın. Her ana, eşsiz bir heykele, bir sanat eserine bakar gibi kıymetini teslim edeceksin ki... O da seni kucaklasın. O, o ana özel bir gösteri. Bir daha orası öyle olmayacak. Onlar da öyle olmayacak. İşin daha da tuhafı sen bile başka olacaksın başka sefere. Tekrarımın aynı değil de "başka" oluşu beni öylesine şaşırttı ki, artık yapışıyorum "olan"a. Ellerimi hiç bırakmadan, başka birilerini içine sokamayacağımı, her şeyin o sırada tek kereliğine orada olduğunu bilerek. Hayatın içine çekemediği, hayatı içine çeken o nadir insanlardan olmak istiyorum. Kafası dağılmayan, dalıp gitmeyen. Önündeki o büyülü berraklığa onu çizecek, avucunu daldırıp içecek kadar yakın. Yakından da yakın. Hani şu meşhur "bir dahaki sefer" yok yani. Sefer
Alıntı
Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün kalıplarından. Beni duy ve anla.
“Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapıların önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun.İçine bile bakamıyorsun artık.Dünya, inandığın o yitik cennet değil.”