Ayşe

Puan vermedi·184 syf.··
2021 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 19:10
Muhteşem Gatsby.. galiba kitabın orijinalini, Great Gatsby halini okumak gerekiyor çünkü bence çeviri hali çok fazla karmaşık, kopuk ve yer yer hatta sık sık kafa karıştıran şekilde dağınık. Özellikle sonlara doğru çok fazla zaman kargaşası yaşadım, bir anda bir şeyler olmuş yaşanmış olarak karşıma çıktı, anlamakta zorlandım birkaç sayfa öne döndüm ne oldu ben bir şey mi kaçırdım dedim kendi kendime. Ama bunun çeviriyle veya yayıneviyle alakası olduğunu düşünüyorum. Amerikan edebiyatının en kıymetli eserlerinden biri olarak söylenen eserin sadece bizim dilimizde çeviriden kaynaklı böyle karmaşık olduğunu umuyorum.. Karakterler, tasvirler, betimlemeler insanın kafasında tipleri oluşturuyor. Savaş sonrası amerikan yaşamı hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Karakterler, yaşantılar, evler, renkler kafanızda canlanıyor. Kitabın 2013 yapımı aynı isimle uyarlama filmi de var. Ben daha önce izlemiştim ve beğenmiştim(filmi beğendiğim için de sorunun çeviriyle alakalı olduğunu düşünüyorum). Bence filmi kitaptan daha iyi, en azından benim okuduğum kitaptan daha iyi.. ve şunu da söylemeden edemeyeceğim Gatsby için Dicaprio acayip doğru bir casting
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·64 syf.··
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 17:56
Amok Koşucusu.. bir gemide başlayarak bizi hindistana götüren ama yine gemide son bulan bir hikaye. Bir doktorun başından geçen dramatik bir hikayeyi yine kendisinin ağzından bir gemi güvertesinde dinliyoruz. Stefan Zweig güçlü betimlemeleriyle ve güçlü karakter tahlilleriyle, bizi 1912 yılına gecenin bir vaktinde Oceania'nin güvertesine götürüyor. Gerçekten, güvertede serin ve yıldızlı bir gecede doktorun sesini duyuyor gibi oluyor insan. Amok koşucusu ne demek diye de iyice anlatıyor Stefan Zweig. Belki de hepimiz birer amok koşucusuyuz mesajını hiç çekinmeden çat diye suratımıza vuruyor ve "hiçbir amok koşucusu cezasız kalamaz" diye de ekliyor. Kitabın sonunda bir buruk his kapladı içimi ama doktorun sonunda huzura erdiğini, biraz olsun kendini gerçekleştirdiğini düşünüp onun adına sevindim. Yine ben geç kaldım okumak için, kısacık bir kitap hemen okuyun yine beraber geç kalalım.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 4. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 01:22
Yıldız.. okuduğum ilk Yukio Mişima kitabı. Yukio Mişima bizzat kendisinin hayatının bir dönemini anlatıyor bu kitapta. Rol aldığı bir filmden sonra yazmış kitabı. Kitabın daha uzun olanı var mı bilmiyorum ama elimdeki çok çok kısaydı, çabucak bitti. Kitap genç bir film yıldızının kamera önünde ve arkasında yaşadıklarını, varoluşsal sancılarını direkt yıldızın dilinden anlatıyor. Yıldızla herhangi bir bağ kuramasam kendimi yerine koyamasam bile aslında anlattıkları yaşadıkları günümüz dünyasına çok yabancı değil. Sosyal medya ve dizi-film dünyasının daha da gelişmesiyle malum hayatımızda sayıca çok fazla ünlü kişiler var. O yüzden hikaye tanıdık geliyor. Ben kitabı sevdim, özellikle sonunda yıldızın ünlü bir oyuncuyla karşılaşması ve oradaki ayna sahnesi çok hoşuma gitti. Bu sefer geç kaldım mi bilmiyorum ama kesin yine geç kalmışımdır ben. Siz de okuyun beraber geç kalalım
YıldızYukio Mişima · Can Yayınları · 2020484 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2021 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 23:10
Uğultulu Tepeler.. Emily Bronte'nin ilk ve tek romanı ama insan romanı bitirince keşke Emily hanımın daha fazla romanını okuyabilme imkanımız olsaymış diyor(en azından ben böyle bir iç geçirdim). Bu kitabı ilk lisedeyken Alacakaranlık serisinde Bella'nin elinde Wuthering Heights olarak gördüğüm anda okumak istemiştim(çok kaliteli bir ergenlik geçirdim) nitekim okumaya da başlamıştım ama devam ettirememiştim. Geçenlerde kitap alışverişi yaparken denk gelince işte şimdi tam zamanı diyip aldım ve okudum. İyi ki de almışım, okumuşum dedirtti okurken. Çok büyük bir haz verdi ve Mrs Dean'in hafızasına da hayran bıraktırdı :) Kitabı okumaya başladığım andan itibaren elimden bırakamadım. Hikaye sizi hemen içine çekiyor. Karakterler biraz karmaşık gibi görünse de ben hikayenin ilk başındaki yemek masası sahnelerinde, varolan ve sonradan katılacak olan karakterlerin hepsini çözümleyebildim, kafa karışıklığı yaşamadım bu konuda. Hikaye kitaba göre gününde başlıyor ama neredeyse tamamiyle geçmişi anlatıyor. İngiltere'de Victoria dönemindeki büyük bir aşk hikayesini anlatıyor ve biraz da toksik hastalıklı bir aşk hikayesi desem yanlış olmaz bence. Kendimi kitaptaki hiçbir karakterin yerine koyamadım. Heathcliff, Catherine veya diğer karakterlerden hiçbirinin yerine koyamadan Mr Lockwood gibi dışarıdan izleyici olarak dinledim hikayeyi ve anlatılan aşkın büyüklüğüne ikna oldum ama özellikle son 20 sayfada daha çok ikna oldum özellikle bu konuda kitapta bir iki cümle var ki çok güzel, size de o duyguyu geçirip hissettiriyor en azından bana öyle oldu. Okuduktan sonra da çok güzel bir tat bıraktı bende. Kitaptaki "neredeyse benim cennetime girdim, başkalarının cennetinde ne gönlüm var ne gözüm var" repliğini hem çok beğendim hem de bana Three Billboards Outside Ebbing Missouri
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 21:53
İçimizdeki Şeytan.. okurken hem zorlandım hem üzüldüm hem de her şeyi hissettim. Karakterleri, hikâyeyi Sabahattin Ali'nin betimlemelerini benimsedim ve karakterlerle yakınlık kurdum çünkü Sabahattin Ali size zorla da olsa o yakınlığı kurduruyor çünkü aslında belki de hepimiz Ömer'iz.. Macide mektup yazarken, Ömer Bedri'yle son konuşmayı yaparken, Ömer'in kendi iç hesaplaşmasında hepsinde çokça hissettim ve üzüldüm. Bunun yanında okurken kendimi de sorguladım, içimdeki şeytan(lar)ı düşünüp durdum kitap boyu. Kitabın sonunda Ömer'in "içimizde şeytan yok.. içimizde aciz var.. tembellik var.. iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var" sözünü okuyunca üç beş dakika durdum düşündüm, gerçekten de böyleyiz dedim. Ömer hem kendini hem de toplumu yani bizi bu sözüyle özetliyor. Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf'tan daha iyi ve daha vurucu bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu kadar zaman bu kitabı ertelemeseydim keşke dedim bitirince.. Üst üste Sabahattin Ali okudum, külliyatını bitirmeye çalışıyorum. Son bir kitabı kaldı ama galiba onu biraz geç okuyacağım. Bu yıla kendi içimdeki şeytanı daha doğrusu şeytan diye adlandırdığımız şeyleri düşünerek başladim. Okuyan okumuştur zaten, yine ben geç kaldım ama okumayan varsa hemen şimdi açıp başlasın. Herkes içindeki şeytanı Sabahattin Ali, Ömer ve bu kitapla bulmalı..
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma