53 sayfalık 45 hayat kuralını sunan bir eser. Gerçekçi ve pesimist bir bakış açısı temelinde verilen dersler var.
Kaderin herşeyin üzerinde olduğunu söylüyor, kader yalnızca sahip olduğumuz ve edindiğimiz bütün herşey üzerinde değil, aynı zamanda kolumuz ve bacağımız, gözümüz ve kulağımız, hatta yüzümüzün ortasındaki burnumuz üzerinde bile tartışmasız bir hakka sahiptir. Kaderin gücünü anlatan çok güzel bir film hatırladım bu sayede, Robert Bresson’un Au Hasard Balthazar filmi; o genç kızın ve eşeğin başından geçenleri ve kaderin örgüsünü ne de güzel anlatmış, tavsiye ederim.
Bir de şurası var kitapta ne de doğru: Gamsızlar fazlasıyla mevcut anda, bazıları da (korkaklar ve tedirginler) fazlasıyla gelecekte yaşarlar; ölçüyü tutturanlar nadirdir. Azimle sırf gelecekte yaşayanlar, hep ileriye bakanlar ve yaklaşan şeylere, en başta da asıl mutluluğu getirecek olanlara sabırsızlıkla koşanlar, mecut anın tadını çıkarmadan ve farkına varmadan geçip gitmesine izin verenler; hepsi de önünde ipe bağlı saman demeti oldukça adımlarını hızlandıran İtalyan Eşeği’ne benzerler. Ölene kadar daima geçici olarak yaşarlar.
Hep gelecekte birşeylere ulaşacağını umud ederek yaşamak; İtalyan eşeğine benzetmesi…İnsanı andan koparan, gelecekte yaşatan en önemli şey yoksulluktur diye düşünürüm hep; umudu, varlığı gelecekte aramak.. Oysa hayat bilgeliği anın tadını olabildiğince çıkarmaktır.
Mutlu olmak için insan kendini, karakterini, güçlü zayıf yönlerini iyi tanımalıdır, kendisine yapamayacağı ödevler vermemelidir. Özfarkındalık.. Aksi halde kendimizi başkalarını örnek alıp özelliklerimize aykırı davranmaya zorlamak ıstıraptan başka birşey vermez.
Ve en önemli şey karakterdir, herşeye sahip olan bir insan düşünün karaktersiz ahmak ise bunun bir değeri yoktur diye düşünüyor yazar.
Sağlığı