Ayse Can

Ayse Can
Bu kitap neyi anlatıyordu; ne hissetmişim; hatırlayabilmek için kendime notlar...
Dramatik İktidar Savaşı
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2022 10:22
Daha önce birçok Zweig kitabı okumuştum ve hemen hemen hepsini de beğenmiştim. Özellikle Satranç ve Korku çok başarılı bulduğum kitaplardı. Ancak Mary Stuart bu okuduğum kitapların hepsinden farklı ve yeri apayrı oldu benim için. Çünkü kitapta yazanlar gerçek ve kitabın içinde en ufak bir hayal gücü mahsulü satır yok. Kitabın içinde ne yok ki? Politika, entrika, tutku, aşk, ikiyüzlülük, ihanet, mezhep savaşları, veraset oyunları, taht savaşları…Mary Stuart’ın hayatını okuduktan sonra “biz ne yaşadık ki” duygusu yakasına yapışıyor okuyucunun. Bu arada kitap Mary Stuart’ın hayatını anlatsa da aynı zamanda Karliçe Elisabeth’in de hayatı ile ilgili önemli ölçüde bilgi aktarmakta. Aslında kitap karakterleri birbirinin zıttı olan bu iki kadının mücadelesi üzerine kurulu. Bu mücadelenin kazananını da yine bu iki kadının karakter özellikleri belirlemiş. Gözüpek, atılgan, ihtirasları ile karar alan Mary Stuart’a karşı ikiyüzlü, her adımını düşünerek atan, ürkek, tedirgin aynı zamanda kurnaz Elisabeth. Mary Stuart artık dönemi sona ermekte olan şövalye ruhunu temsil ederken, Elisabeth yeni çağın en büyük özelliği olan akılcılığı temsil etmektedir. Ve her zaman olduğu gibi akıl duygulara karşı galip gelmiştir. Kitap bu iki kadının iktidar mücadesini anlatmakla beraber tarihsel perspektifte Katoliklik-Protestanlık mücadelesini de aktarmaktadır. Reform rüzgarları İngiltere’de sert esmektedir. Mary Stuart’ın mensubu olduğu Katoliklik hükmünü kaybetmiş, Protestanlık kitleler üzerinde egemenlik kurmuştu. Bu arada Elisabeth de bir Protestandı ve bu rüzgârdan alabildiğince faydalanıyordu. Böyle bir geçiş döneminde dünyaya gelmiştir Mary Stuart. Belki 50 ya da 100 yıl önce doğmuş olsa tüm güç dengeleri Mary Stuart lehine değiştirdi ancak artık sona ermekte olan bir dönemin
Biyografi
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019940 okunma
Reklam
Tercih meselesi
8/10
·64 syf.··
2021 62. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2021 21:35
Eğer içinizden gelmeyen bir şeyi yapmak durumunda kalıyorsanız ya da sürekli bazı şeyleri yapmak mecburiyetinde bırakılıyorsanız aklınıza Kâtip Bartlby gelsin. İstemediği bir şeyi yapması istendiğinde tek bir cevabı var katibimizin: “Yapmamayı tercih ederim”. Bu tavır birçok kişi için özgür irade, kayıtsız kalma, pasif direniş ya da biraz daha abartırsak düşük seviye anarşizm diye adlandırabilir. Ancak novellanın sonunda öğrendiğimiz, gerçekliğinden yüzde yüz emin olmadığımız hikâyeye göre, Bartleby’nin bu tavrı, yalnızlığın ve içine kapanıklığın ileri seviyesi bir ruh hali olarak da pekâlâ yorumlanabilir. Kitabın konusuna biraz değinecek olursak, patron dahil dört kişinin çalıştığı bir hukuk bürosu, artan işler sebebiyle bir kişi daha işe almaya karar verir. bir gün ofisin kapısına solgun yüzlü, sessiz, kendi halinde biri gelir. Kâtip Bartleby ile tanışmamız bu şekilde olur. Başlarda oldukça çalışkan, verilen her işi eksiksiz yapan biri olan Bartleby’ın defosu, bir gün patronun ona vermek istediği bir işle ortaya çıkar. Yapılması istenen işi “Yapmayı tercih etmiyorum” diyerek reddeden Bartleby bu olaydan sonra neredeyse verilen her işe aynı karşılığı vermeye başlar. Patronu onunla iletişim kurmaya çalışsa da her girişimi başarısızlıkla sonuçlanır. Kısa bir roman olmasına rağmen insanı düşündüren tarafları olan bir eser. Uzun romanlar okumaktan sıkıldıysanız veya konsantrasyon problemi yaşıyorsanız bir iki saatte bitirebileceğiniz okuması rahat bir kitap. Son olarak Can Yayınlarının çıkardığı kısa klasikler hem konsept hem de içerik olarak çok başarılı. Serinin devam etmesini umuyorum.
Edebiyat
Katip BartlebyHerman Melville · Can Yayınları · 201915,5bin okunma
Farklı Bir Dostoyevski Kitabı
9/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 23:57
Ezilmiş ve Aşağılanmışlar okuduğum diğer Dostoyevski kitaplarına göre daha farklı bir tarza sahip. Öncelikle diğer kitaplarındaki realist tarz, bu kitapta yerini romantizme bırakmış. Daha önce okuduğum Dostoyevski kitaplarındaki karakterlerin duygusal geçişler, bu kitapta neredeyse yok. Bir karakter ya iyi ya da kötü. Kesin bir çizgi ile ayrılmış durumdalar. Bu sebeple melodrama yakın bir çizgide yazılmış bir eser. Açıkçası Victor Hugo ya da Dickens kitaplarına benzeyen bir üslup var bu eserde. Bu sebeplerden dolayı da yazıldığı dönemin edebiyat eleştirmenleri tarafından çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır. Diğer taraftan kitabın ismi sizi aldatmasın, toplumsal gerçekçi türde bir kitap değil. Bu tür bir yaklaşımdan itina ile uzak durmuş Dostoyevski. Belki de uzun süren sürgün cezasından sonra tekrar başına iş almak istememiş olabilir. Kitabın konusuna gelecek olursak, iki farklı kurgu üzerinden ilerliyor kitap. Her iki kurgunun da ortak karakteri aynı zamanda kitabın anlatıcısı olan Vanya. İlk kurgu durumları iyiyken Prens Valkovski ile ters düşmeleri sonrası yoksullaşan Ihmenev ailesi ile ilgilidir. Ailenin kızı Nataşa, Prens Valonski’nin saf ve çocuk ruhlu oğlu Alyoşa’ya aşık olur. İki aşık birlikte kaçar ve nikahsız yaşamaya başlarlar. Bu duruma her iki baba da çok bozulur. Nikolay Sergeviç Ihmenev hem onuru lekelendiği için hem de düşmanı Valonski’nin oğlu ile birlikte olduğu için kızını lanetler ve reddeder. Prens Valonski ise bu ilişkiyi tasvip etmemesinin başka sebepleri vardır. Prens oğlunun hali vakti yerinde bir kadın olan Kontes’in üvey kızı ile evlenmesini istemektedir. Bu sayede maddi olarak oldukça rahatlayacaktır. İkinci kurgu da ise bu kez karşımıza 12-13 yaşlarında bir kız çocuğu olan Nelli ile tanışırız. Nelli birçok açıdan aşina olduğumuz bir
Edebiyat
Ezilmiş ve AşağılanmışlarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 201523,8bin okunma
İnsanın Karanlık Tarafı
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2021 21:35
Robert Louis Stevenson’un bu kült eseri her insanın içinde olan iyi ve kötü yanlarının tamamen ayrılması durumunda neler olacağını fantastik bir şeklide anlatıyor. Dr.Jekyll ile Bay Hide neredeyse hepimizin okumasa bile bildiği bir eser. Birçok filme, tiyatro oyununa hatta çizgi filmlere konu olmuş bir baş yapıt. Dr. Jekyll yukarıda yazdığım her insanın ruhunda yer alan iyi ile kötüyü ayırabilirse hayatın daha güzel olacağını düşünerek işe girişir ve bir iksir icat eder. Kötü olan taraf yaptıklarının sonucunda hiçbir vicdan azabı çekmeden hayatına devam edecek, iyi olan taraf ise de hayatını yüce amaçları için adayabilecekti. Dr. Jekyll’a göre bu iki ruhun aynı ruhta bulunup sürekli çatışması, insanın bahtını karartmaktaydı. Bu düşünceler ile iksiri tek dikişte içen doktor artık bambaşka biri olmuştur. İçinde kötülükten başka bir şey bulunmayan, başına buyruk, özgür, kayıtsız, toplumun koyduğu hiçbir kuralı tanımayan Bay Hide vardır artık karşımızda. İlk başlarda Dr.Jekyll bu dönüşümleri kontrol altında tutmayı başarabilirken, bir süre sonra artık kontrol edilemez bir hale gelmiştir. Ve insanın karanlık tarafı iyi tarafına üstün gelmeye başlamıştır. Stevenson bu kitabı ile birçok sorgulamayı beraberinde getirmiştir. Sorgulamalardan ilki şudur: insan aslında kötü ruhlu bir canlıdır, onu dizginleyen toplumsal kurallar ve kanunlardır. Ve eğer ruhumuzu ikiye bölme imkânımız olsa, kötü taraf eninde sonunda iyi olan tarafa hükmedecektir. Zira kötü olmak demek özgür olmak, kural tanımamak demektir ve bu insan ruhuna daha yakındır. Kendi kendimize yüce amaçlar koymak ve çevremize yardım etmek sadece kötü olan tarafımızı baskılamak için uyguladığımız savaş hileleridir. Stevenson 84 sayfa içine tüm bu sorgulamaları ve daha fazlasını sıkıştırmayı başarmış. Kitabı okurken
Edebiyat
Dr.Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · İthaki Yayınları · 201927,1bin okunma