Vazgeçtim hak etmeyen insanları sevmekten.
Vazgeçtim paramparça edip umursamayan insanlar için gecelerce ağlamaktan...
Vazgeçtim onlar kaçtıkça peşlerinden koşmaktan...
Sevgi tek bir yürekte büyümezmiş çünkü.
Tek yürekte sıkışıp kalan sevgi güzelleşmezmiş, hem çürür hem de çürütürmüş zamanla.
Sevgi iki kalbin orasında olduğu sürece güzel kalırmış...
Ben de vazgeçtim...
Çünkü yoruldum güzden önce yaprak dökmekten.
Yoruldum gözden çıkaranları kaybetme korkusundan.
Elbette ayrılıklar oluyor, acılar çekiliyor. Ama insan acıyı bile sahiden acı çekmeye değecek biri için çekmeli.
Ben de vazgeçtim memnun olmayan insanları mutlu etmeye çalışmaktan.
Biri canını yakacaksa ona olan sevginden değil, sana olan sevgisinden dolayı yakmalı.
Ve aşkı birinin kalbinde yaşayanlar değil, birinin kalbiyle yaşayanlar tatmalı...
İşte bu yüzden vazgeçtim sevilmediğim halde canımdan çok sevdiklerimden...
Çünkü aşkı, yalnızca aşka layık olanlar yaşamalı...
Bazı şeyler için çok dua ettim ben...
Çok savaşlar verdim kendimle, çok acılar çektim, çok geceler ağladım... Kimseye bahsedemediğim kırgınlıkla rım oldu, zamanla bazı yaraları kendim sarmam gerektiği ni öğrendim...
Ama yine de kimseyi kırmadım. Kimseyi de kendi acımı dindirmek için acıtmadım, kullanmadım...
Çok şükür geçti.
Her gece rahat bir vicdanla uyuyorum. Ama birileri var işte onları kendi vicdanlarına havale ediyorum!
Ve onları kendi vicdanları bile affetmeyecek, biliyorum...
"Ben şimdi sana kalk gel demem. Beklerim hep ama gel demem. Diyemem. Çünkü öyle öğrendim. Canım çok yanıyor şu an. Şimdi gelsen, sarılsam sana, yapıştırsam başımı göğsüne ağlamaktan ortalığı ayağa kaldırırım. Ama gel demem."