Aykut Yavuz

Aykut Yavuz
@Aywe23
kışın oynanan oyunlar...
On iki yaşındayken kışın korkunç oyunlar oynarlardı. Ortada kazan kaynardı. Oyunun esası rakibinin elini kay- nar suya batırmak, kendi eli batarsa bağırmamaktı. Kaç defa arkadaşlarının elini kaynar suya daldırmış, kaç defa kendi eli daldırılmıştı. Orada hazır yoğurt durur, eli kaynar suya batıp haşlananların yanıklarına hemen yoğurt sürülürdü. Gık demezlerdi. Haşlanan el ilk gecesi sabaha kadar yanardı da yılmazlardı. Bir defa içlerinden biri, eli haşlandığı zaman acıdan bağırdığı için darılmış- lar, erkekliğe sığdırmadıkları bu hareketten ötürü aylarca yüzüne bakmamışlardı. Bir kere de güçlü bir arkadaşıyla kapışırken ikisinin birden eli kazana dalmıştı. Hele bir keresinde kazan dev- rilmiş, aksi tarafta itişmeyi seyreden arkadaşlarının bir- çoğunun bacakları haşlanmıştı. Bunlar korkunç oyunlardı. Ama bu korkunç oyunlarla acıya dayanmayı, çevik davranmayı öğreniyorlar, iradele- rini keskinleştiriyorlardı. Rum oğlanları gibi yalnız yiyip içip eğlenecek değillerdi ya...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·371 syf.··
Beğendi
·
1998 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 1998 19:59
Altıkırkbeş yayın evinin paket halinde sattığı kitaplardan almıştı abim. 1997-1998 sıralarında lise sonda iken okumuştum. O zamanlar Yunan mitolojisi ile alakalı birşeyler okuyup izlesek de fantastik eserlere yabancı sayılırdım. Lakin betimlemeleri ve hikâyesi çok orijinal gelmişti ki bence hâlâ öyle. O zamanlar yüzüklerin efendisi serisini okumamıştım bu yüzden benim için türünün ilk örneği idi. Hikâyenin kendisine gelir isek, dediğim gibi Yunan mitolojisi ve tanrılara bakış açısına benzer ama kendine has sayılabilecek bir hikaye. İnsanlara muhtaç tanrılar ve onların oyuncakları. Ve bir de hepsinin üstünde ve insanların tarafında bir ve en güçlü tanrı... Fantastik hikayeleri seviyor iseniz tavsiye ederim memnun kalırsınız tabi y.e serisi vb eserler ile kıyaslamayacaksanız. Seri "kılıçların birinci kitabı","kılıçların ikinci kitabı","kılıçların üçüncü kitabı" diye devam eder ama sonrasında " merhamet kılıcı","gizem kılıcı" ve " kuşatma kılıcı" serisi ile son bulur. Tabi yanlış hatırlamıyor isem .
Kılıçların Birinci KitabıFred Saberhagen · Altıkırkbeş Yayınları · 200159 okunma
10/10
·465 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
İskender pala hikâyeleri matruşka gibi hikaye içinde hikaye,aşk içinde aşk. Ama yazdığı bütün eserler farklı tarihler ve farklı şahsiyetleri anlatsa da asıl amacı "aşk"ı anlatmak, onun zamana ve mekâna meydan okuyan varlığını ispat etmek, merhalelerini ve talip olanların başlarına gelecekleri değişik ruhları kullanarak anlatmak bence. Bu gayesini anlattığı ve serencamesinin önsözü olan Leyla ile Mecnun eserinden sonra aşka yepyeni bir kapı daha açmış bu eserinde. Barbaros Hayrettin Paşa'nın hikayesini anlattığını düşünebilirsiniz ama bence yazar herzamanki gibi tarihin bakmadığımız doğal olarak da göremediğimiz bir yanını anlatıyor.Endülüs'ü ve kalanlarının 'medeni Avrupa'dan'!! gördüğü zulmü bir aşk hikayesi ile anlatmış. Bu arada da ne Barbaros'u anlatmayı ihmal etmiş ne de roman yazıyorum diye sığ bir anlatımla yetinmiş. Kitaba verdiği isim gibi efsane bir eser neşretmiş...
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 201716,5bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
Yazar ' Nazan Bekiroğlu ' ise kitabın konusu daha önce bildiğiniz bir mesele olsa bile okuyacağınız şeyin farklı birçok yönü olacak demektir. Ki öyle de olmuş. Hikâyeyi biliyorum demeyin ve okuyun ki görün neden en güzel kıssa denildiğini " Yusuf ile Züleyha" ya.. Ayrıca meraklıları için eser ile alakalı bir olayı anlatmak istiyorum. İskender pala L&M yayınevini kurduğu zaman yetkin yazarlardan bir ekip belirleyip doğu klasiklerini yayınlamak için herkesin bir eser belirlemesini istemiş. Kendisi o efsane esere yani " Leyla ile Mecnun" hikâyesini almış. Yazarımız Nazan Bekiroğlu " Yusuf ile Züleyha" yı tercih etmiş. İskender pala'dan duyduğunu söyleyen bir arkadaşımdan dinlediğime göre, İskender pala, Nazan Bekiroğlu'nun eserini bitirdiğini duyunca daha eskiz halinde iken alıp okumuş ve "keşke Leyla ile Mecnun yerine Yusuf ile Züleyha'yı ben yazsa idim " diyesiymiş.
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Kitap isminin hakkını veren nadir eserlerdendir. Daha başlar başlamaz bildiğiniz herşeye bakış açınızı değiştirecek bir ufuk kazandırır. Kelimelere, yaratılışa ve yaratılmışlara dair yepyeni bir bakış açısı. Siz kendinize gelmeden tutar ateşe atar. Eserin sonuna kadar " ateş ile isim arasında" gidip gelirsiniz. Öyle ki Necip Fazıl'ın neden "kelimelerin bedenleri olsaydı boğardım onları çünkü beni deli ediyorlar" dediğini anlarsınız. Velhasıl kelimelere yüklediğiniz anlamları değiştirip onlara farklı bedenler bulmanızı sağlayacak şahane bir eser.
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma