Kitap üç hikayeden oluşuyor. Ve aslında üçünün de ana teması aynı. Farklı düşünen ya da görünüşü farklı olan kişilerin tarih boyunca hep ötekiler tarafından yargılanacağı gerçeği. İster topal ol ister çirkin istersen yöneticilerin görüşlerine karşı , farklı olduğun için suçlusun.. Tarihin hangi sayıları gösterdiğinin hiç bir önemi yok İNSAN DEĞİŞMEDİKÇE..!
Didem Çivici hayatında yaşadığı zorlukları ve kendini bulma çabaları sonucu wildwomanacademy platformunu kuruyor. Oradaki çalışmalarından da edindiği bilgileri kendi bilgilerinin üzerine ekleyerek bu kitabı doğuruyor.
.
.
Vahşi kelimesi bu kitapta vahşi olan, yabani ve hayvani olan, gölgede kalan, bilinçdışında yaşayan saf benlik olarak kullanılıyor.
.
.
Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabı için bir ön çalışma oldu benim için. O kitapta geçen psikoloji bilimiyle ilgili birçok kavramı yalın bir dille sizlere açıklıyor.
.
.
Kitabın ilk bölümlerinde Çivici, kendi kök değişimlerinden yola çıkarak bir yol çiziyor. Jung’un analitik psikolojisinden faydalanarak bizlere, bizlerin karanlık kısmımızı oluşturan bilinçaltı ve gölgeleri tanıtıyor.
.
Son olarak da arketipler olarak adlandırılan kollektif bilinçdışında var olan imge ve düşünceleri açıklıyor. Kendi öz’üme dönüp köklerime inmemi sağlayan, içimi gölge yanlarımla tanışma hevesi ile kaplayan bu kitaba minnettarım.