Denizi ve ormanı, açlığı ve başkaldırmayı ayırmadın
Bırakılmış bir köşebaşının en güzel tanımıdır adın
Seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
Çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun
Şimdi düşünün, çıkıp bir arkadaşınıza deseniz ki, "Ben Allah ile konuşuyorum", size deli derler değil mi? Ama çıkıp arkadaşınıza birisi hakkında gıybet edip iftira atsanız güzel güzel dinler. Belki kahkaha ile size katılırlar. Yani Allah ile dualarda buluşmayı delilik görüp, insanları yerip durmayı gayet normalleştirmişler.
"Bazen aşırı mutlu olur insan bazen nedensiz bir mutsuzluk çöker içine.Yarın varsa umut var demektir.Umut varsa insan hala hayatta demektir.Son olarak belki haberin yok ama Eylül bitiyor ve sen hala çıkıp geleceksin."
Dudaklara ihtiyaç var mı sevmek için? Ya da bir bedene? Şu yağmur kokusuna şükrettiğimiz dilsiz kulaksız topraklar zikretmez mi Allah'ı? Seni sevmek için yağmuru sevmek yetmez mi?