İbret olmaz bize her gün okuruz ezberde
Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetlerde
Lafz-ı muhkem yalnız anlaşılan Kur’an’ın
Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın
Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına
"İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin
Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için."
Mehmet Âkif Ersoy
İnsanlığın en büyük düşünürlerinden biri olan Schopenhauer, gerçeği yakalayarak, sonsuza kadar doğru olarak kalacak bir cümle içinde onları lanetlemiştir. O, Yahudilere "yalanın büyük üstadları" adını vermiştir.
(6) Aşağılayorsun, bizzat kendini aşağılayorsun ruhum!
Kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor. Çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.
Kur'an, "çok okunan metin" anlamıyla öncelikle müslümanlardan, sonrasında da bütün insanlarlardan kendisini düşünerek, anlayarak ve hissederek okumalarıni istemekte ve beklemektedir. Bu haliyle kıraat, "anlamını düşünerek, anlayarak ve hissederek okumak" demektir.