Sabahattin Ali benim en sevdiğim yazarlardan biri. Sabahattin Ali’yle 7.sınıfta “Kürk Mantolu Madonna” kitabı ile tanışmıştım. Ve o zaman çok etkilenmiştim. Daha sonra öykülerini okumaya başladım ve onlarda beni çok etkiledi. Sonra bir baktım Sabahattin Ali aşığı olmuşum. Yani belki de edebiyatla tanıştığım ilk yazarlardan biri olduğu için Sabahattin Ali’ye bu kadar çok bağlandım ve onu bu kadar çok özelleştirdim. Yani ne olursa olsun benim için çok özel bir yazar. Kuyucaklı Yusuf ise bana bir kez daha ne kadar iyi bir yazar okuduğumu kanıtladı. İtiraf etmek gerekirse Kuyucaklı Yusuf’u daha çok beğenmiş olabilirim:). Bu Roman için geçerli Sabahattin Ali öyküleri benim için her zaman romanlarından daha iyi. Zaten üç tane romanı var. Kuyucaklı Yusuf’un konusuna gelecek olursak Yusuf ve Muazzez’in dillere destan aşkını ele alıyor. Yusuf’un annesi ve babası eşkiyalar tarafından yapılan bir baskınında öldürüyorlar ve kaza kaymakamı da Yusuf’un halini görünce ona dayanamayıp yanına alıyor ve oğlu gibi büyütüyor. Kaza kaymakamı da Muazzez’in babası. Yusuf ve Muazzez abi kardeş gibi büyüyorlar.Ta ki gönüllerine sevda ateşi düşene kadar. Sonrasında olaylar yavaş yavaş gelişiyor zaten. Kitapta hayatın ve insanların zalimliği de çok güzel işlenmiş. Kitabın konusu kısaca bu daha fazla anlatırsam ağır spolier olur.