İnsancıklar(1946), Dostoyevski’nin Dünya Edebiyatına ilk hediyesi. Bu eser, dönemin diğer yazarları ve eleştirmenleri tarafından “Rusya yeni bir Gogol mu kazanıyor?“ tarzında yorumlarla karşılandı. Ayrıca dönemin ünlü eleştirmeni Belinski’den büyük övgü aldı. Kitabın konusuna gelecek olursak, Petersburg’da katip Makar Devuşkin ile Varvara Alexseyevna’nın birbirlerine yazdıkları mektupları ele alıyor. İkiside çok yoksul ve bu sebebten toplum içinde hor görülen tipler, aralarında gelişen aşkı ve önlerine çıkan engellerle mücadelelerini gayet akıcı bir dille anlatıyor bize Dostoyevski.
Yaşamında, seni yiyip bitirmeyen hiç bir an yoktur, hem seni hem de yakınlarını;senin de bir yok edici olmadığın,bir yok edici zorunda kalmadığın hiçbir an yoktur ; en küçük gezintin binlerce zavallı solucanın yaşamına mal olur,attığın tek bir adım ,karıncaların inşaatlarını sarsıp ezer ve küçük dünyalarını berbat bir mezara çevirir.
Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur .Yavaş yavaş,sinsi sinsi içimize ilk adımı atar;başlangıçta kuzu gibi sevimli ,alçakgönüllüdür;ama zamanla oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı ,öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine,gözlerimizi kaldırmaya bile izin vermez........
Sayfa 143 - Yayınevi :İş bankası ve kültür yayınları·Kitabı okudu