Azra Sinan

Hep en kötü olasılığın gerçekleştiğini tasarlıyordum: Temyiz talebim reddediliyordu. "Eh, ne yapalım, o halde öleceğim." Başkalarından daha erken ölecektim, orası aşikârdı.Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez. Aslında, doğal olarak başka kadınlar ve başka erkekler yaşamaya devam edeceklerine, üstelik bu binlerce yıl böyle sürüp gideceğine göre, ha otuz yaşında ölmüşsün ha yetmiş; bir önemi olmadığını biliyordum. Uzun lafın kısası; bu, gün gibi ortada. Ha bugün olmuş ha yirmi yıl sonra, neticede ölen yine ben olacaktım.
Sayfa 102
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Umut; nefes nefese koşarken bir sokağın köşesinde, arkadan yetişen bir kurşunla vurulmaktı elbette. Ama enine boyuna düşününce, hiçbir şey bu lükse sahip olmama izin vermiyor, her şey bunu engelliyordu, giyotin beni ele geçiriyordu.
Sayfa 99
Edebiyat
Meursault'un annesi
Annenin düşüncesiydi bu; insan eninde sonunda her şeye alışır, diye tekrarlar dururdu sık sık.
Sayfa 72
Edebiyat
Siddhartha ve dostu Govinda
"Yaşlı olmaya yaşlıyım," dedi Govinda," ama arayışlarım sona ermedi. Hiçbir zaman da sona ermeyecek, anlaşılan benim yazgım bu. Sen de, bana öyle geliyor ki, aramışsın. Bana hiçbir şey söylemeyecek misin, dostum?" "Sana ne söyleyebilirim ki, saygıdeğer kişi?" diye cevap verdi Siddhartha. "Olsa olsa kendini aramaya fazla verdiğini mi? Aramaktan bulma fırsatını bir türlü yakalayamayacağını mı?"
Sayfa 137
Felsefe