Seyma karasu

Allah'ın "Bizim rızıklandırdığımızdan harcarlar." vurgusuna özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Allah önceki ayetlerde "inananlar" dedi, geniş zaman kullandı. "Namaz kılarlar." dedi, geniş zaman kullandı. "Harcarlar." dedi, geniş zaman kullandı ama "rızıklandırdığımız" derken geçmiş zaman kullanıyor. Bunun amacı nedir? İnfak etmek için Allah'ın sizi rızıklandırmasını beklemezsiniz. Bazı insanlar "Sadaka vereceğim, ama Allah bana verdiğinde." der. Verince harcayacağım." Allah her insana "Sana zaten verdim." diyor! Sende zaten bir şeyler var... "İki hurman varsa birini bana ver. Bir elman varsa bir dilimini bana ver. Gençliğin varsa birazını benim için kullan. Enerjin varsa birazını bana harca. Yeteneğin varsa birazını bana ver." Herkese bir şey verilmiştir, eğer size rızık verilmeseydi bu dünyada nefes alıyor olmazdınız. Allah bu ayeti sadece milyonerlere söylemiyor, ne kadar verdiğinizle de ilgilenmiyor; verdiğinizin niteliğiyle ilgileniyor. Nicelik Allah'a göre hiçbir şeydir. (Bakara suresi 1-5. Ayetler)
Sayfa 53·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil, sevgilerine ve alakalanna muhtaçtırlar. Bu olmadıktan sonra, aile sahibi olmanın hakiki ismi, 'birtakım yabancılar beslemektir."
"Bazı evliliklerde kadınların sıkça şikâyetçi olduğu konu eşlerin çocuklanyla ilgilenmemesi. Kocalarının çocuklarına karşı ilgisizliğinden şikâyet eden kadınlann çoğunu dikkatlice dinlediğimde bu şikâyetin altında yatan asıl nedenin kocasının kendisiyle ilgilenmediği gerçeğinin yattığını anlıyorum. Eşinden ilgi görmeyen bir kadın da hâliyle mutsuz bir portre çiziyor. Erkeklerin bir gerçeği göz ardı etmemesi gerekiyor. Kadınlar anne olduktan sonra daha güçlü oluyor fakat bu güç onlan aynı zamanda daha da duygusal yapıyor. Karısının duygusal dünyasını besleyen bir erkek aslında çocuklanna mutlu bir anne hediye etmiş olur. Kadınların eşlerinden beklentisi aslında çok net: 'Değer görmek!' Bunun için de kocanın, başını kaldırıp eşine bir bakması, onu görmesi ve hayat arkadaşını fark etmesi gerekiyor.
Sayfa 86·Kitabı okudu

Seyma karasu

, bir kitap okudu
9/10
·200 syf.·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 13:22
·
2024 10. kitabı
Erich Fromm
8.4/10 · 7,8bin okunma
Nevrozlu sevginin temel koşulu "âşıkların" her ikisinin ya da içlerinden birinin anne ya da babaya bağlı kalması, erişkin yaşta, küçükken anne ya da babasına karşı duyduklarını, korkularını, onlardan beklediklerini sevgilisine yöneltmesidir. Böyle kişiler çocukça bağlılıktan kendi kendini alamazlar, büyüdüklerinde tek istekleri bu bağlılığı yeniden oluşturmaktır. Bu durumda kişi, zekâsıyla ve toplumsal olarak gerçek yaşında olsa da duygusal olarak iki, beş ya da on iki yaşındadır. Daha aç durumlarda kişinin bu duygusal geriliği onun toplumsal etkenliğini de engeller; çok uç olmayan durumlarda çatışma, çatışmaya yakın kişisel ilişkiler sınırındadır. ... anneye çocukça bir bağlılıkta takılıp kalmış erkekleri ele alalım şimdi. Bu adamlar hâlâ kendilerini çocuk gibi hissederler; annelerinin koruyuculuğuna, sevgisine, sıcaklığına, bakımına ve hayranlığına gereksinimleri vardır. ..Bu tür erkekler kendilerini bir kadına sevdirmek istediklerinde çoğunlukla fazlasıyla yumuşaktırlar, bu durum o kadının sevgisi kazanıldıktan sonra da sürer. Oysa kadına (aslında tüm insanlara) olan bağlılıkları yapay ve sorumsuzcadır. Amaçladıkları sevilmektir, sevmek değil.
Sayfa 114·Kitabı okudu