Tevrat ve İncil'i okuduğum için yazım şekline aşina biri olarak biri bir kutsal kitap yazacak olsa üslubu ancak bu kadar benzeyebilirdi diyebilirim. Yazarla daha önceki kitaplarında tanışanlar bilirler ki asla bitmeyecekmiş gibi gelen, virgülle sonsuzluğa uzunan cümleleri vardır. Yeni ahitte bundan farksız değildir.
Peygamberler içerisinde hayat hikayesi en muallak olan, şimdilerde gerçekte var olduğu bile sorgulanan bu tarihi figür hakkında detaylara girmeyeceğim. Ancak yazarın, körü körüne inancı sorgulaması, bu kadar net ifade edişi çok çarpıcı. Ülkesinden kaçmak zorunda olması anlaşılır, çünkü bir 50 yıl öncesinde aynı kitap yazılmış olsa derisi bile yüzülebilirdi.
Beni en çok etkileyen tarafı Tanrı ile Haçlı seferlerini konuştukları bölüm oldu sanırım. "Haçlı seferleri sırasında on binlerce insan öldü" cümlesi ile "Petrus'u çarmıha gerdiler" cümlesi arasında binlerce duygu geçişi var. Bireylerin tek tek çektiği acılara tanık olmak, sırf senin düşündüğünü başkası da düşünsün diye bu katliama neden olmak hangi Tanrının merhametsizliği olabilir.
Hangimiz yeni ahiti İsa yazsa bundan farklı yazardı diyebiliriz?