GS1905

GS1905
@BLL1905GS
Gitdin ammâ ki kodun hasret île câni bile Istemem sensiz olan sohbet-i yârâni bile. Ey sevgili! Sen gittin, ama canımı hasretle başbaşa bıraktın. Sen olmadıktan sonra ben dostlarla sohbet etmeyi bile istemem.
Lisans
CİZRE
187 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
HADİS= [ALLAH’IN MÜMİNLERE CENNETTE HAZIRLADIĞI NİMETLER]
Câbir’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Cennetlikler, cennette yerler ve içerler ama tuvalet ihtiyacı duymazlar, aksırmazlar ve sümkürmezler. Yiyecekler, vücutlarından ter hâlinde çıkar, terleri de misk gibidir. Onlar zahmetsizce nefes aldıkları gibi, sabah akşam Allah’ı tesbih edip yüceltirler.” (M7154 Müslim, Cennet, 19) Sehl b. Sa’d’dan (ra) Resûlullah’ın (sav) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz cennettekiler, sizin gökyüzünde yıldızları gördüğünüz gibi, cennetteki yüksek köşkleri görüp seyrederler.” (B6555 Buhârî, Rikâk, 51; M7141 Müslim, Cennet, 10) Cerîr b. Abdullah (ra) şöyle anlatıyor: Bir gece Resûl-i Ekrem’le (sav) birlikte idik. Peygamber Efendimiz (sav) dolunaya baktı ve: “Siz şu ayı zahmetsizce nasıl rahat görüyorsanız, Rabbinizi de öylece göreceksiniz.” buyurdu. (B554 Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 16; M1434 Müslim, Mesâcid, 211)
Din
Reklam
"Dünyanın Acısı ve Gönlün Gücü"
Yiğit olanlar dünyaya gönül vermedi. Çünkü dünya, baştan sona dert ve kederdi. Kabristana uğra da gör ki; Dünya, sevdiğin kişilere ne etti?
Alıntı
1871. ve 1873. ve 1875. HADİS [AF DİLEME (İSTİĞFAR)]
Eğarr el-Müzenî’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bazen benim kalbimi de (unutma, dalgınlık vb. bazı duygular) kaplar ve ben bundan dolayı, günde yüz defa Allah’tan bağışlanmamı dilerim.” (M6858 Müslim, Zikir, 41) Yine Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bu canı bu tende tutan Allah’a yemin ederim ki siz, günah işlememiş (tövbe ve istiğfar etmemiş) olsaydınız, Allah sizi ortadan kaldırır, yerinize günah işleyip ardından kendisinden bağışlanma dileyecek bir topluluk getirir ve onları bağışlardı.” (M6965 Müslim, Tevbe, 11) Abdullah b. Abbâs’tan (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İstiğfar (bağışlanma) dilemeye devam edene Allah, her sıkıntısı için bir çıkış yolu gösterir, her kederi için bir ferahlık sağlar ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.” (D1518 Ebû Dâvûd, Vitir, 26)
Din
[361. BÂB] ve [362. BÂB]
[AF DİLEME (İSTİĞFAR)] ve [ALLAH’IN MÜMİNLERE CENNETTE HAZIRLADIĞI NİMETLER] ••••••••••••••••••••••••••••••••• ‮﴿‬‮وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ‬‮﴾‬ ...Günahlarının bağışlanmasını dile!.. (Muhammed, 47/19) ‮﴿‬‮وَاسْتَغْفِرِ ‬‮اللّٰهَۜ ‬‮اِنَّ ‬‮اللّٰهَ ‬‮كَانَ غَفُوراً رَحٖيماً‬‮﴾‬ Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Nisâ, 4/106) ‮﴿‬‮فَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَـوَّاباً‬‮﴾‬ Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlanma dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. (Nasr, 110/3) ‮﴿‬‮وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءاً اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ‬‮اللّٰهَ ‬‮يَجِدِ ‬‮اللّٰهَ ‬‮غَفُوراً رَحٖيماً‬‮﴾‬ Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur. (Nisâ, 4/110) ‮﴿‬‮وَمَا كَانَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فٖيهِمْۜ وَمَا كَانَ ‬‮اللّٰهُ ‬‮مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ‬‮﴾‬ Oysa sen onların içinde iken Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir. (Enfâl, 8/33) ‮﴿‬‮وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا ‬‮اللّٰهَ ‬‮فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا ‬‮اللّٰهُۖ ‬‮وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ‬‮﴾‬ Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler –ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar– ve bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir. (Âl-i İmrân, 3/135) •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• ‮﴿‬‮اِنَّ الْمُتَّقٖينَ فٖي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ ‮‮‬‮۝‬‮‬‬ اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِنٖينَ ‮‮‬‮۝‬‮‬‬ وَنَزَعْنَا مَا فٖي
Din
1832. ve 1834. HADİS [MUHTELİF KONULARDA HADİSLER]
İbn Ömer’in (ra) naklettiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın bir topluma gönderdiği azap, oradaki (iyi-kötü) herkesi kuşatır, sonra herkes (ahirette) amelleri üzerine diriltilir.” (B7108 Buhârî, Fiten, 19; M7234 Müslim, Cennet, 84) Ebû Sa’lebe el-Huşenî Cürsûm b. Nâşir’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ birtakım şeyleri farz kılmıştır, onları yitirmeyin. Bazı sınırlar (günahlar için cezalar) koymuştur; onları aşmayın. Birtakım şeyleri haram etmiştir; onlara da el uzatmayın. Unutmuş olduğu için değil, sırf size merhametinden dolayı bir kısım şeylerin hükümleri hakkında da bir şey dememiştir; onları da soruşturmayın.” (DK4306 Dârekutni, es-Sünen, IV, 183; NM7114 Hâkim, el-Müstedrek, VII, 2542 (4/115))
Din