BirDem

BirDem
@BSerdar
“Her şey için tek şey diliyorum, Allahın gülleri yakamızı bırakmasın.” “Aşıklar kâr zarar gütmez kurbanım”
Zaman
Susarak anlattım bütün gizliyi Sakladım duygumu ben konuşarak Bir acı tarlası sessiz yüzünde Aşkı yürürlüğe koyma savaşı İçimde bir düzen kaynaşmaktadır Büyük ve çekingen bakışlarından En iyi anlatış artık susmaktır Anladım bunu ben seni bilince Gel denize yaslan yalnız denize Sırrını denizler taşır insanın Zaman bir hızdir ve yıldızdır akan Esneyen günler ve gece üstünden Bir uyku bölmezse anılarımı Korkarım çıldırtır bu hayal beni Gözlerin ne kadar İstanbul öyle Sebiller uçuşur parmaklarında Ortak günlerimiz tarih şöleni Saçlarında sayfa sayfa güneşi İçimde bir sergi var portrelerin Hayalim heryerde kavrar gölgeni
Şiir
Reklam
CEBİMDE ÖLÜMÜM
Gülüm gülüm Bu kentin koynuna girdiğim günden beri Cebimde ölümüm Avuç avuç dağıtırım insanlara Bir türlü tükenmez ölümüm. Üzümleri aydınlatırım Masal çarşılarını Yatağına sığmayan ırmakları Mağra içlerine gizlenmiş aşkları Yerler mühürlenince akşamları Kanlı sulara gömülürüm. Gülüm gülüm Benim ölümüm Çocukların kulaklarına küpedir Vitrin denizlerine zincirlenmiş çocukların. Alaeddin Özdenören
Şiir
Araf
Geliyor üstümüze bir yakup titremesi değişimin belirtisi şapkanın ironisi Kutlu öğleüstü ve akşam üstü özellikle şimdi akşam üstü Hiç eskimiyor ortadoğuda zaman çünkü en verimli bir alçı Dinç vakur sade genç elleri belirledi açıkça kutsal kitapta bütün kelimeleri Sözü alıp bindi sağlam at gibi üstüne ömrümüzün orağı gamı alıp kırdı Ölümse sabırlı bir hüma kuşu hannâne direği ölçüledi varoluşu Denizi bir solukta içtim de tuz ve toprak kaldı geride İştahlıyım bağımsızlığa savaşa özgürlüğe bu ilkeler her ülkede girecek yürürlüğe Nuri Pakdil
Şiir
“Suret ile alay olmaz, küfre girer”
İnsan
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyle gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir. Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını Duran bir bulutu,bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyar ağaçlı,kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri Salınan etekler fısıltıyla, nazla.
Şiir