Bir yaratıcı olarak sanatçı her bir sanat eserini bir tür "mümkün dünya" olarak tasavvur eder ve tıpkı Tanrı gibi, bu eseri/dünyayı kendi içinde tutarlı bir bütün kılmalıdır. (Abrams,1958)
Nesnelerin çekiciliği, bize dokunmadıkları ölçüdedir. Hayat hiçbir zaman güzel değildir; güzel olan, hayat üzerine yapılmış betimlemelerdir sadece. Özellikle, şiirin ışığı bu görünüşleri aydınlatıp ışıttığı zaman ve yaşamın ne olduğunu bilmediğimiz gençlik yıllarında kavrarız bunu.
Saatlere bağımlı varlik, insani bir varlık mıdır hâlâ? Esas olan hariç tüm kölelikleri sarstığını bildiğimizde de, kendine özgür demeye hakkı var mıdır o varlığın?